Great_Mogul_And_His_Court_Returning_From_The_Great_Mosque_At_Delhi_India_-_Oil_Painting_by_American_Artist_Edwin_Lord_Weeks Haziran 25

Muhammed’in yaşadığına dair kanıtlarınız nedir?


Milyarlarca insanın inanması Semitik Dinler ile bağlantılı peygamberlerin veya nihayetinde Semitik Dinlerin ilahi yaratıcı olarak kabul ettikleri Lah’ın herhangi bir kanıtı var mıdır? Evreni yaratan yüce bir güce dair herhangi bir kanıt olmadığı gibi Semitik Dinler de adı anılan peygamberlere ve kutsal kabul edilen kitaplardaki kıssalara dair hiçbir arkeolojik kanıt bulunamamıştır. İslamiyet adı verilen dini oluşumun 12. yy sonrası Gazali’nin teorisyenliği ile bugünkü şeklini aldığı tartışmasız bir gerçektir. 12. yüzyıl öncesi zaman diliminde bugünkü manada herhangi bir dini oluşumdan söz etmekse mümkün değildir. Muhammed isimli bir peygambere dair en küçük bir belge veya arkeolojik bir kanıt olmadığı gibi İslam Kaynaklarında yaşadığı kabul edilen tarihlere ait Mezopotamya bölgesinin belgelerinde adı geçmez. Muhammed’e atıf yapan döneme ait Arap kaynakları da mevcut değildir. Üstelik Emevi olarak kabul edilen Arap Devletinin Hristiyan Monofizit inancında olduğuna dair elimizde çok güçlü kanıtlar vardır. Bilimin gösterdiği yolda ilerlemekteyiz. Dedikodu ya da 10. yüzyıl sonrası oluşturulmuş rivayet kültürünün yazılı kaynakları bilimsel tarih için yetersizdir. En basitinden şöyle ifade edeyim. 1.5 milyarlık İslam Dünyasının çoğunluğunun hukuk kurallarını oluşturan Kütüb-i Sitte adı altında toplanan Hadis kitaplarından en önemlisi olan, Kur’andan sonra en güvenilir ve en sahih kabul edilen Buhari’nin 9. yüzyılda yazdığı söylenerek Buhari’ye atfedilen Sahih-i Buhari adlı Hadis Kitabı Buhari’nin öğrencisi olduğu rivayet edilen, el-Firebri’ye nispet edilerek 13. yüzyılda Abdillah el-Yunini tarafından yazılmıştır. İşin ilginci 13. yüzyılda Yunini tarafından yazıldığı söylenen bu eserde ortada yoktur. Kaybolmuştur. Elde bulunan tek yazma nüsha 1896 yılında Yunini’nin bu eserinden alıntı ile baskıya verilmiştir. Anlayacağınız Sahih-i Buhari adlı hadis kitabının tek nüshası 1896 yılında Mısır’da basılan kitaptır. Daha öncesi yoktur. Şimdi milyarlık Müslüman nüfusun hukuku bu kitaba dayanıyor. Bin yıllık bir boşluk var arada. Bu kitabın yazdıklarını bilimsel olarak kabul etmek mümkün mü!? Sosyal Bilimler’de basit bir kural vardır. Sözlü naklin ömrü sadece bir nesildir. 2. nesilde bozulma başlar. Biz bin yıldan bahsediyoruz. 1896 baskısının el yazmasından matbaa baskısına ne kadar sıhhatli çevrildiğini bilmiyoruz. Ayrıca 13. yüzyılda Yunini tarafından yazıldığı söylenen el yazmasının da ne kadar gerçekçi olduğunu bilmiyoruz. Yazma gerçekten o tarihemi aitti yaksa ona nispetle daha sonraki yüzyıllardamı yazılmıştı. Bunlar muamma. Anlayacağınız bin seneden uzun bir zaman önce yaşamış olan Buhari’inin hadis kitabı 1896 yılında Mısır’da basılmış. Başka da belge yok! Şimdi bir milyardan fazla Müslüman bu kitabın Kur’an’dan sonra en güvenilir eser olduğuna inanıyor! Benim bu yazdıklarımdan sonra siz de o milyarlık nüfusun içindemi yoksa dışındamı olacaksınız!? Siz dışında olsanız bile bunu milyarlık Müslüman nüfusa nasıl anlatacaksınız!? Bakınız sadece Sahih-i Buhari hakkında yazdım daha Kur’an’a bile girmedim. Kur’an’a da girersem Süryanice, Estrangelo, Küfi yazı, Klasik Arapça, Modern Arapça da girmem gerekir. Kur’an metinlerini kimler Modern Arapça’ya transliterasyon yaptı? Mekke ve civar lehçerinin yani Hicaz lehçelerine ilk gramer nasıl yazıldı? Eski mushaflar yalanlarına vs de girmem gerekir ki zaten yazılarımda daha detaylar var uzatmama gerek yok. Benzer şekilde de İslamiyetin peygamberi ile ilgili de ortada somut kanıt yoktur. 5000 yıl önce yaşamış Mısır firavununun öğle yemeğinde ne yediğini bile biliyoruz. Ancak evreni yarattığı iddia edilen yüce bir güçten vahy alarak yeni bir din kuracak kadar önem atfedilen bir adamla ilgili en küçük bir belge yoktur. Bu arada Topkapı Sarayı’ndaki kutsal emanetler denen şarlatanlığa hiç girmeyeceğim. İslamiyet gerçekten saygı görmek istiyorsa öncelikle Medine Devlet Arşivlerini tartışmasız halka açmalıdır. Daha sonrada arkeolojik araştırmalara izin vermelidir. Yoksa şaibelerden kurtulması mümkün değildir. Bunların yapılmayacağını çok iyi bildiğimden bizlere de mevcut yalanları yazmaktan başka çare yoktur.

Lombelico Del Mondo / Sayed Monem