toplum-657x317 Ocak 26

Her Türk çocuğu gibi Müslümanlığın iyi bir din, Muhammed’in de iyi bir peygamber olduğu yalanıyla büyütüldüm


Her Türk çocuğu gibi Müslümanlığın iyi bir din, Muhammed’in de iyi bir peygamber olduğu yalanıyla büyütüldüm. Dolayısıyla çocukluk dönemimde Müslümanlık en azından “zararsız” bir inanç sistemiydi benim için. O zamanlar başını falan kapayan yoktu. Daha laik bir ortam vardı. Din kişisel bir tercih idi. Çağdaş bir çevrede büyüdüm ve iyi bir eğitim gördüm. Geceleri uyumadan önce anlamadığım Arapça bir duaeder, Ramazan’da belki 1,en fazla 3 gün oruç tutardım. Bunu Müslümanlıktan çok Tanrı’ya saygı için yapıyordum. Dine inanmasam da Tanrı’ya inanıyordum. Hiç bir zaman namaz kılmadım, camiye de gitmedim. 16-17 yaşlarında Dostoyevski’nin Karamazov kardeşlerini okuduktan sonra Tanrı’nın varlığını sorgulamaya başladım. Türkiye’nin en kalbur üstü üniversitelerinden birinde oldukça zor ve kapsamlı bir teknik eğitim gördüm. Kuantum mekaniği ve elektromanyetik teorilerini gördükten sonra Tanrı olayı benim için bitti. Yani 18-19 yaşından beri ateistim. Ateist olduğumu aileme açıkça söylemedim, söylememe gerek de kalmadı.B iz ailede din konusunu tartışmazdık, daha çok bilim, felsefe, politika falan konuşulurdu. Ailede herkes özgürce düşünür, çocukların görüşlerine saygı duyulurdu.

Bigalioglu.blogcu.com