images-29BA-83B4-218E Mart 14

“Pardon, Museviler(!)den özür dilerim.”


images-29BA-83B4-218E

Bunları bize bir Yahudi, bir ateist, bir Zerdüşt yapsa anlarım. Ama bunları yapan Müslümanım diye geçiniyorsa yazıklar olsun.”

Bu cümleler eski bakan (hani siz onu 700 bin liralık kol saatiyle ve hayırsever ve tahminimce beyaz para karalayıcısı İran asıllı işadamından dolayı hatırlıyor olabilirsiniz) Zafer Çağlayan’a ait ve bu sözleri Zaman gazetesinden kes-yapıştır yaptım. Yahudi ve Zerdüşt’ü büyük harfle yazan Zaman gazetesi, her ne hikmetse inançlar karşısında farklı bir inanç olan ateist’i küçük harfle başlatmış. İnançsızlığın da bir inanç olduğu gerçeğini görmezden gelmiş yani. Ateizm, tarihteki hiçbir kanlı savaşın müsebbibi olmayan, hiçbir dinsel inancı dışlamayan dinler üstü bir duruş ve kavrayış. Örgütselliği yok, ibadethanesi yok, tamamen bireysel bir duruş. Ve (artık büyük harfle başlatmak lazım) Ateizm, süslü püslü sözler söyledikten, milyoncukları cukkalayıp kasalara istifledikten sonra “Allah bizden yanadır.” cümlesini kendisini Allah’ın yerine koyup söyleyecek kadar tıynetsiz bir düşünce değildir.

Yukarıdaki italik harfli ve siyah puntolu sözlerin hedefi hepinizin malumu olduğu üzere Cemaat-i Fetullah Gülen ya da sadece şu anda AKP’lilerin dediği gibi Feto yandaşları. Saatçi eski bakan’ın hedefindeki şahıs Başbakan’ın ısrarla ismini zikretmeyip kısaca Pensilvanya diye kodladığı şahıs. Başbakan Pensilvanya deyince insanların aklına Barack Obama gelecek ya, adını o sebeple zikretmiyor Fetullah Gülen’in ki, Cemaatin oylarını alabilsin.

Bu arada, 17 Aralık’tan bu yana memlekette bir en iyi Müslüman kim yarışması yapılıyor gibi. En iyi Müslüman kim acaba diye bir soru sormanın alemi yok. Siyasal İslam’ın iki kanadı da (AKP-Cemaat) Müslümanlık’ta şampiyon olduklarını iddia etseler bile akçalı işlere dibine kadar gömülmüş durumdalar. Parayla işi olan adamın imanı zayıf olur. Benim en iyi Müslüman favorim, üçüncü kanat olan namazında niyazında olup kendi yağıyla kavrulan ve kimsenin tavuğuna “kışt” demeyen hakiki dindarlar. Gerçi AKP’li fanatikler ikide bir kendilerini Allah yerine koyup “Allah bizimledir” filan diyorlar ya, kısaca söylemek gerekirse halt ediyorlar. Allah, ki adaletinden kuşku duymaz inananlar, halkına zulmeden bir iktidarın yanında olacak kadar adaletsiz değildir. Hele hele polisin gaz fişeğiyle vurup bitkisel hayata mahkûm ettiği Berkin Elvan’a bir geçmiş olsun demeyen Başbakan ve Fetullah Gülenseverlerin yanında olmayı kendi adil-i mutlak vasfına hiç sığdıramaz.

Polisin hastaneye bile gaz bombası attığı ve onlarca insanı gözaltına aldığı gün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Berkin’in ailesini aramış olması Cumhurbaşkanı’nı temize çıkarır mı, onu da tarih gösterecek.

İkinci konuşma:

“Bir konuşmamda yaptığım açıklamalardan ötürü Musevi cemaatinin asla hedeflemeyeceğimi ve böyle bir kastımın olmayacağını belirtiyor, şayet amacım dışında istemeyerek sebep olduğum bir kırgınlık varsa üzüntümü ifade ettiğimi kamuoyuna saygıyla belirtiyorum.”

Aslında bal gibi Musevi cemaatini hedeflediğini kendisi de biliyor. Çünkü hiçbir fanatik Müslüman Musevilere iyi gözle bakmaz. Büyük ve katıksız dindar(!) Zafer Çağlayan’ın da Musevilere iyi gözle bakmış olması ihtimal dahiline giremez. Zerdüştlerle Ateistler hiç girmiyor iyi gözle bakma alanına ya olsun varsın. Onların Zafer Çağlayan’ın kendilerine iyi gözle bakmasına ihtiyaçları yok. Zerdüştlerle Ateistlerin hırsızlık yaptığını şimdiye kadar kaydetmedi telefon dinlemeleri ama kendisine Müslümanım diyenler milyonlarca Dolar’ı, Euro’yu sıfırlama telaşındaydı. Herhalde sıfırlamışlardır şimdiye kadar. O kadar da embesil değillerdir sanırsam.

700 bin liralık saati hediye olarak kabul edip hayırsever işadamının özel uçağıyla Umre’ye giden eski bakanı yaptığı ırkçılıktan dolayı tel’in etmekten başka çare kalmıyor bize. Musevi vatandaşlardan ve genel olarak Musevi cemaatinden özür dilemesi samimi olmasa da güzel bişi ama kendisine insan ve Müslüman diyen birinin Ateistler ve Zerdüştlerden de özür dilemesi gerekmez mi?

Gerçi biz halk olarak farklı bir durumdan dolayı özür dilesin ve kendisini bağımsız(!) yargının şefkatli kollarına teslim etsin isterdik. Sayın eski bakanın 700 bin liralık saati asgari ücretle geçinmeye çalışan halka küfreder gibi koluna takıp caka satmasının İslamiyet’in hangi ayet ya da hadis’iyle açıklanabileceğini söyleyivermesini de isterdik…

Herhangi bir dinin ( dinler tevazuyu öğütler) mensubu olduğunu söyleyen birisi, ülkesinde resmi rakamlara göre 2,7 milyon işsiz varken ve de asgari ücret 800 küsur lirayken 700 bin liralık saati hediye olarak kabul edip koluna takamaz. Hatta hatta yasa dışı olduğu söylenen ama gerçek olduğu konusunda herkesin hemfikir olduğu telefon görüşmelerinden anlaşıldığına gör 42 milyon dolarlık rüşveti de (halkın parsıdır ha…) cukkalayamaz.

Cukkalarsa da bir şekilde hesabını verir, vermelidir.

Ayhan Sönmez

Radikal Blog

NOT: An itibarıyla Berkin Elvan’ı kaybetmiş bulunuyoruz. Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.