fft64_mf1665901 Eylül 25

‘Birilerinin aklını karıştıran’ dindarlar


fft64_mf1665901

Kadınların hangi konularda ne kadar konuşabilecekleri belli! Bunları aşmayacaksın. Aştın mı yersin paparayı, doğal olarak. Ki geçen hafta Hidayet Şefkatli Tuksal’ın başına gelmiş bir televizyon programında. Olay örgüsü şöyle: Kendisini programın yegâne insanı zanneden Ali Rıza Demircan, İslam’da kadının yeri ve konumu başlığının etrafında keyfince dönüyor, dersler veriyor. Erkeğin kadını boşamak için regl döneminin bitmesini, yani ‘temiz’lenmesini beklemesi lazım diyor.

Yine bir ilahiyatçı olan Hidayet Şefkatli Tuksal ise sabırla dinliyor, dinliyor. Bir nefes boşluğu bulduğunda ise Kurani ve tarihi referanslarla Demircan’a itiraz ediyor. Fakat lafını bitirmesi namümkün. Önce cahillikle suçlanıyor, ardından, canlı yayında yanlışlıkla açılan, beceriksizlikle bir de hoparlöre alınan telefondan “Şu kadına haddini bildirin hocam” şeklinde bir muameleyle karşılaşıyor. Telefon Ali Rıza Demircan’a ait, ‘haddini bildirin’ diyen Tuksal’ın yaklaşımları nedeniyle sinirleri tepesine çıkmış Demircan’ın bir yakını.

Sonuç itibariyle: Hidayet Hanım “Beni azarlayacaksanız kalkıp gidiyorum” dedi. Ve bir süre sonra dediğini yaptı.
Ama ondan önce Ali Rıza Demircan, Tuksal’a hiddetle dönerek şöyle demişti: “Siz birilerinin aklını karıştırıyorsunuz!”
Olay bu. İlahiyatçı bir kadın. Akıllı ve kendini mükemmelen ifade eden bir kadın. Eğitimli ve donanımlı bir kadın. İslam üstüne nasıl fikir yürütebilir kısmını koyun bir kenara, varlığı bile ‘birilerinin aklını karıştırır’.

* * *

AKP’nin kurucularından Ayşe Böhürler bu programda yaşananları köşesinde şöyle yorumladı: “Ey Müslüman Kadın! Sen bizim tanımladığımız yerde durmak zorundasın diyen abiler, amcalar, kardeşler hep oldu ve hep olacak. Bu camiada gelenek dışı, erkek egemen bakış karşıtı dini fikirleri ilk seslendiren kadınlar olarak bu hakikat konusunda fazlasıyla idrak sahibiyizdir. Bu tartışmalarda; en liberal yaşantısı olan erkeğin bile erkek lehine dini söylemi savunduğuna dair her meclis ve ortamda şahitliğimiz vardır.”

Böhürler’in anlattığı halin tüm kadınlar olarak farkındayız ve bu hal sadece din konusunda ve dindar erkekler tarafından yaratılmıyor. Bunu da bilmekteyiz. Lakin burada konunun içinde bir kadın olarak var olmanın ötesinde dikkat edilmesi gereken hususlar var. En azından meseleyi görüşmek üzere aradığım Tuksal öyle olduğunu düşünüyor.

Ona göre, evet, bir kadın olarak İslam hakkındaki fikirlerini söylüyor olması, başlı başına bir meydan okuma ve tehdit olarak algılanabilirdi ama kadın olmasaydı da sözleri rahatsızlık yaratacaktı. Yani şöyle: “Mesele geleneksel metodolojinin dışına çıkarak dini yorumlamak. Bu muhafazakâr kesimden birçok kişiyi rahatsız ediyor. Dediğiniz gibi hemen ‘birilerinin aklını karıştıran kişi’ oluyorsunuz. Bu manada sadece ben değil, İhsan Eliaçık yahut Caner Taslaman da akıl karıştıranlardan…”

* * *

Böhürler’in sözünü ettiği ‘abiler, amcalar, kardeşler’ hoşlanmasa da akıl karıştıran dindarlar kendilerini daha hızlı ifade ediyor, daha kolay ulaşılabiliyorlar artık. Genç Time sitesindeki genç yazarların makalelerini şöyle bir inceleseniz yeter. Mesela “Mevcut sünnet algısı tedvin asrının ufkunu aşamamakta ve zamanın ruhuna tercüman olamamaktadır. Bu nedenle de sünnetin yeniden yorumlanması ve sil baştan inşa edilmesi gerekir” diyen İslam Düşünce Mirasının Genetiği başlıklı olandan başlayabilirsiniz. Bu arada Edip Yüksel de 19.org sitesinde İslam’ın ‘yeni’ 5 şartını belirlemiş: 1. Akletmek. 2. Özgürlük. Sadece Hakk’a teslimiyet. 3. Adalet. Yoksulları/mazlumları kollama. 4. Barışçılık. 5. Çevreyi koruma. Müsaade ederseniz, kendimi tutamayıp yazımı ‘anlayana’ diyerek bitirmek istiyorum.

Ezgi Başaran

Radikal