bira Mayıs 18

Nedir bu alkollü içki korkusu?


bira

İster içelim ister içmeyelim içki de yemek gibi uygarlık tarihinin bir parçası. Kültüre, ekolojiye göre kimi zaman bir köşede unutulan üzümler, kimi zaman kaynatılan arpa, kimi zaman patates olmuş yola çıkış noktası. İnsanlar kendilerini rahatlatan bu içeceği sevmişler. Arada kantarın topuzunu kaçırıp dağıtanlar, çevreye zarar verenler, bağımlısı olanlar da olmuş. Dönem dönem baskıcı rejimlerce yasaklanmış da. Ama hiçbir yasak bu geleneği yok edememiş…

Üretim ve tüketim merdivenaltına çekilse de devam etmiş. Evet, her türlü yiyeceğin içeceğin olduğu gibi alkollü içkilerin de fazlası zarar. Ancak merdivenaltı üretim ve gizli gizli tüketme geçmiş tecrübelerin gösterdiği gibi hem toplumlar hem de bireyler için en tehlikelisi.

Bu yüzden de içki üreten ve tüketen tüm ülkelerde kurallar var. Bize gelince kurallarla düzenleme yapılmak yerine ideolojik bakış açısıyla inançlar doğrultusunda tümden yasaklanmaya çalışılıyor. AKP iktidarının en zayıf noktası içki düşmanlığı. Bir yandan “İnsanların yaşam tarzına müdahale etmeyiz, demokratik bir toplum peşindeyiz“ derken, insanların yiyip içeceği üzerinde baskı kuruyor.

Yeşilay gibi sivil toplum ya da sağlık kurumları içkinin zararları konusunda bilgilendirmelerini yapabilir, kampanyalar düzenleyebilir. Ancak yetişkin insanlar içip içmeyeceğine kendisi karar vermeli. ‘Gizli gizli kontrolsüz üretmek’, ‘görünmeden içmek’ asıl sağlığa zararlı olan böylesi. Yetkili kurumların ve TBMM’nin torba yasayı bir kez daha gözden geçirmesinde büyük yarar var. Ayrıca sıra içkiye gelene dek insan sağlığına zararları kanıtlanmış GDO’lu ürünler başta olmak üzere o kadar çok şey var ki içki bunların yanında ziyadesiyle masum kalıyor…

Müge Akgün

Radikal