Untitled Mayıs 06

Ateistlere ayrımcılık artıyor


Untitled

Aydın Türk, “Halk ateizmi ateistlerden değil, ateizme diş bileyenlerden öğrendiği için, ateizme karşı büyük bir öfke ve önyargı bulunuyor” diyor.

– Öncelikle Aydın Türk kendi isminiz mi takma isim mi? Takma isimse neden gerçek kimliğinizi saklama ihtiyacı duyuyorsunuz? 

Aydın Türk, sitemizi kurduğumuzdan beri site adına yaptığım yazışmalarda kullandığım takma bir isimdir.

Neden takma isme ihtiyaç duyduğumuz ise açık olmalı. Türkiye’de ateizm ve ateistler tanınmıyor, bilinmiyor, ya da yanlış biliniyor. Bu yüzden de ateist sözüne karşı büyük bir önyargı var. Bu önyargılarla boğuşmaktan elbette çekinmiyoruz ve ateist olmaktan utanmıyoruz, ama bizi gerçek hayatta tanıyan ve nasıl biri olduğumuzu bilenler haricindeki insanlara karşı kendimizi ve çevremizdekileri korumamız gerekiyor. Ben yurtdışında yaşıyorum ve kendi güvenliğimden fazla çekinecek bir tarafım olmadığı belki söylenebilir, ama aynı zamanda eş, dost, akraba ve sosyal çevremizin itibarı da söz konusu. Kısacası ben ve internette aktif olarak bu konularda yazan pek çok kişi, kendimizin ve sosyal çevremizin hem fiziksel açıdan güvenliği, hem de itibarı konusundaki endişelerimiz yüzünden takma isimle yazmak zorunda kalıyoruz.

– Ateizmin ortaya çıkışı ve yaygınlaşma sürecinden söz eder misiniz?

Göksel dinlere ait inanç sisteminin reddi, bu inançların ortaya çıkışı kadar eski olduğu için, ateizmin tohumları da teizm kadar eskidir denebilir. Ama yunancadan türetilmiş ateizm terimi 16. yüzyılda ortaya çıkmış, yaygınlaşması ise 18. yüzyılın sonlarından sonra gerçekleşmiştir. Fakat yakın zamanlara kadar ateizm yine de daha çok entelektüel çevrelerde rastlanan bir eğilim olarak kalmıştır. Ateizmin asıl canlanması, tanınması ve kitlelere yayılması çok yakın geçmişte, hatta büyük ölçüde internet çağında olmuştur denebilir. Buna yeni ateizm deniyor, ateizmin uyanışı deniyor, vs. Ama adına ne denirse densin, olan biten aslında eskiden beri mevcut olan çeşitli bilgilerin internet çağıyla geniş kitlelere ulaşmasından ibarettir.

-“Ateizmi Anlamak”, Türkiye’de ateizmin dinlerden bağımsız olarak anlatıldığı ilk kitap. Kitapta ateizmi anlatırken nasıl bir yöntem izlediniz?

Kitapta ateizmle ilgili olarak insanların asıl merak ettiği konulara odaklanmaya çalıştım. Bizim ülkemizde şimdiye kadar ateizm sadece yabancı yazarlardan çeviri bazı kitaplardan öğreniliyordu. Bu kitapların içeriği ise bizim toplumumuza hitap etmiyor ve bizim insanımızın kafasındaki sorulara cevap vermiyordu. Bunlar haricinde ise, ateizme en yakın kitaplar, Turan Dursun ve İlhan Arsel gibi yazarların islami kaynakların eleştirisi üzerine yazdıklarından ibaretti. Dinlerden bağımsız bir ateizm söylemi, yerli kaynaklarda mevcut değildi. Bu yüzden bu kitap Türkiye’de bir ilk.

Kitaba “Ateistlere Sıkça Sorulan Sorular” bölümüyle başladım ve insanların internette bizlere yıllardır sordukları pek çok soruya kısa cevaplar verdim. (“Ateizm nedir?”, “Ateist ahlak var mıdır?”, “Evrendeki düzen nasıl sahipsiz olabilir?”, “Herşey tesadüfle nasıl açıklanabilir?”, vs gibi pek çok soru). Daha sonra teist inancın zayıf yönlerine değindim (kader konusu, diğer dinler argümanı, vs). Ondan sonraki bölümde kuran ayetlerinden ve islami kaynaklardan alıntılarla kuran ve İslam’ın ilahi mi, insan yapısı mı olduğunu inceledim. Bir sonraki bölümde Tanrı’nın varlığına dair şimdiye kadar felsefi alanda ve günlük hayatta getirilmiş her türlü argümanı ele aldım ve ateistlerin bu argümanlara cevaplarını sundum. Bir sonraki bölümde ise Tanrı’nın varolmadığının gösterilip gösterilemeyeceğini ve ateistlerin bu konudaki karşı argümanlarını inceledim. Kitabın devamında ise “Evrim ve Yaratılışçılık” tartışmasını ele aldım, “Evrenin Kökeni” üzerine modern bilimdeki bazı fikirlere değindim ve sonra da ateizmin sosyal ve kültürel yönüyle, ve ateistlerin karşılaştığı zorluklarla ilgili bir sonsöz bölümüyle kitabı bitirdim.

Kitabı önce e-kitap olarak çıkarttık ve geniş kitlelere ulaşmasını istediğimiz için de elektronik kopyasını ücretsiz dağıtıyoruz. Kağıt kopyası ise internetten ücretli olarak sipariş edilebilmekte ve maliyetine satılmaktadır. Yayıncımız, e-kitap çıkaran ve bu işi Türkiye’de ciddi olarak yapan ilk politik yayınevi sayılır.

Kitaba büyük ilgi gösterilmektedir ve henüz yayınlanmasının üzerinden sadece 10 ay geçmiş olmasına rağmen, kitabın onbinlerce kopyası indirilmiştir. Hatta kitap okurlar tarafından çeşitli dosya paylaşım ortamlarına yüklendiği için, çeşitli bloglarda paylaşıldığı için, korsan kopyaları dağıtıldığı için ve insanlar aynı zamanda elektronik kopyasını email yoluyla birbirleriyle de paylaştıkları için, kitabın toplam tirajını tespit etmemize bile olanak yoktur. Tespit edebildiğimiz rakamlar 15-20 bin civarı olduğundan, diğer dağıtım yolları hesaba katıldığında, gerçek tirajın bunun iki katı olması bile mümkümdür.

Kitabı gerçekten okuyan kişilerden şimdiye kadar övgüden başka birşey duymadım. Olumsuz eleştiriler sadece okumayıp da adına veya içeriğine karşı çıkanlardan gelmektedir. Pek çok okur, bu kitabı okuduktan sonra artık ne dinlere, ne de ateizme aynı gözle bakmadıklarını ifade etmektedir.

– Türkiye’de ateizm neden bir türlü normalleşemeyen bir olgu? İnancın koruma altına alındığı gibi inançsızlık neden koruma altına alınmıyor da hedef gösterlerek saldırıya açık bir durum haline getiriliyor? Türkiye’de ateistler bu anlamda neler yaşıyor? 

Bunun sebebi dinin ülkemizdeki etkisinin hala çok güçlü olması elbette. Ateizmin entelektüel alanda dinsel fikirler karşısında ezici bir üstünlüğü mevcut. Fakat bu topluma yayılmamakta, çünkü fikirsel olarak baş edilemeyen ateizmle, ancak itibarı düşürülerek baş edilebilmekte, ve bizimki gibi muhafazakar bir toplumda da bu ateizmin ateist olmayanlar tarafından halka yanlış ve önyargılı bir şekilde anlatılması yoluyla gerçekleşmekte. Halk ateizmi ateistlerden değil, ateizme diş bileyenlerden öğrendiği için, ateizme karşı büyük bir öfke ve önyargı bulunmakta.

Bu yüzden de ateistler ülkemizde büyük bir baskı ve ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Zaten sayıları az olan ve herhangi bir sivil toplum örgütünün korumasından da mahrum olan ateistler, sadece çevrelerinden değil, resmi yollarla yapılan baskılardan da nasiplerini almaktadır. Sansürler ve site kapatmalar gibi baskılar dışında, bir de “halkın dini duygularını incitmek ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek” gibi ithamlarla (ceza kanunu 216. madde) pek çok ateist dava edilmekte ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Bunu pek çok yazar, kitap ve web sayfasından başka, kısa zaman önce Fazıl Say örneğinde de gördük. Halbuki ateistler, aslında bu tür bir kanun maddesinin korumasına muhtaç bir kesimdir. Yani ateistler, kendi yaşadıkları baskılar karşısında kanunun bu ve benzeri maddelerini kullanabilmeli ve haklarını arayabilmelidir. Fakat bizim ülkemizde bu konularda işte bu kadar büyük böyle bir tezat mevcuttur.

– Geçen günlerde otizm dernek başkanı otistiklerle atesitler arasından bir bağ kurdu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

O konuda dikkatimi çeken, insanların konuya otistik çocuklara yapılan bir hakaret ya da haksızlık bakımından yaklaşması oldu. Yani ateizmin yanlış ya da tuhaf birşey olduğu zaten malum bir gerçek bu bakış açısında, ve oradan yola çıkarak çocuklara bu konuda yapılan haksız ithamı kınıyorlar. Hatta daha ileri gidip ateizmin de otizm gibi bir zihinsel özür olduğunu bile iddia ettiler. Artık bu kadarına pes diyorum. Bu kör bir cehaletten başka birşey değil. Bu kişiler farkında değil ki, dünyanın büyük bilim adamlarının ezici çoğunluğu ateist veya agnostiktir. Entelektüel kesimde de ateizm çok yaygın bir eğilimdir. Yani bu kişiler bilim adamlarının, filozofların ve entelektüellerin büyük bir bölümünü zihinsel özürlü yerine koyuyor.

Herşey yine dönüp dolaşıp ateizmin ülkemizde bilinmemesi veya yanlış bilinmesine dayanıyor. Ateist fikirlerden o kadar habersizler ki, beyni normal çalışan birinin ateist olamayacağına inanmışlar. Biz inançlılara öyle birşey desek, ertesi gün ceza kanunu 216. maddeden dava edilirdik herhalde. Halbuki burada da bize hakaret var, ama bunu umursayan yok.

– Ateist forumun kurucususunuz. Sitede en çok hangi konularda tartışmalar yaşanıyor? 

Ateistforum’un kurucularından biriyim. Üç arkadaş kurduk zamanında o forumu. Forumumuz dinle ve ateizmle ilgili akla hayale gelebilecek her türlü konunun tartışıldığı bir bilgi hazinesidir. En fazla ilgi çeken konular genellikle kuran ayetlerinin ve islami kaynakların eleştirisi, ve bunların ilahi mi, insan yapısı mı olduklarına dair tartışmalardır benim gözlemime göre. İnançlı katılımcılarımızla ateist katılımcılarımız bu konularda kıran kırana fikir tartışmalarına girişmektedir. Ayrıca, Tanrı’nın varolup olmadığı, evrenin kökeni ve evrim teorisi gibi konulara da sıkça değinilmekte, ve bunlar haricinde çeşitli güncel, politik ve sosyal konular da yoğun olarak tartışılmaktadır.

Cumhuriyet

Ateist Forum