Video: Tüm Kötülüğün Sebebi mi? – İnanç Virüsü – Richard Dawkins Mart 28

Etiketler

Ateistler, saklandığınız yerlerden çıkın


Video: Tüm Kötülüğün Sebebi mi? – İnanç Virüsü – Richard Dawkins

Dünyanın en tanınmış ateisti Prof. Richard Dawkins (56). İngiliz biyolog ve düşünür Oxford Üniversitesi’nde halka, bilimi anlatmanın yolları üstüne dersler veriyor.

ünlü kitabı Gen Bencildir’i (Selfish Gene) 1976’da yazdı. İnsanın doğasının bencil olduğunu anlatan bu kitabı okuyanlar o kadar etkilenmişti ki sonradan psikolojik travma yaşadıklarını söylediler. Dawkins için insanlığın düşünce sistemini değiştiren bilim adamı diyorlar. Akıllı ve açık görüşlü bir kimsenin onun argümanlarını okuyup da etkilenmemesinin imkansız olduğunu söylüyorlar. Bilim adamlarının onun tezleriyle ilgili

yazdıkları ayrıca kitap haline getiriliyor. ABD ve İngiltere’de yine bestseller listesinden inmeyen son kitabı Tanrı Yanılgısı (God Delusion) ile Dawkins şimdi yeni bir misyon edinmiş durumda. Dinin hayatın her alanına nüfuz ettiği günümüzde dışlandığını ve ayrımcılığa uğradığını düşündüğü ateistlere, ortaya çıkın çağrısı yapıyor. OUT adlı kampanyasıyla ABD’deki ateistleri uyandırmaya çalışıyor, davet edilirse İstanbul’a da geleceğini söylüyor. Richard Dawkins ilk kez nüfusunun çoğunluğu Müslüman bir ülkenin gazetesine röportaj verdi, kampanyasını ve kitaplarını anlattı.

Tanrı Yanılgısı adlı yeni bir kitap çıkardınız. Niçin Tanrı yoktur deme ihtiyacı hissettiniz?

– Tanrı’nın varlığını sorgulamak evrenle ilgili yapabileceğiniz en yararlı ve en önemli sorgulamadır. Kitabımda Tanrı’nın yokluğuyla ilgili çok ilginç argümanlar sunuyorum okuyucuya.

Neye göre bir Tanrı yoktur diyorsunuz, olmadığını nereden biliyorsunuz?

– Var olduğunu kanıtlayamadığınız bir şey yoktur değil mi? Tanrı’nın varlığıyla ilgili hiçbir kanıtımız yok. Bir Tanrı’ya inanmanın perilere ya da tek boynuzlu hayalî at unicorn’a inanmaktan farkı yok.

Kutsal kitaplar kanıt olamaz mı?

– Tabii ki olamaz! Onları kim yazdı?

Din diye bir şey hiç ortaya çıkmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu?

– Daha iyi ve dengeli bir yer olacağı kesin. Eğitim sistemi çok daha iyi olurdu. Savaşlar azalırdı. Bugünün dünyasında din, çatışmaların ana nedeni. Kuzey İrlanda’da Katolikler ve Protestanlar, Irak’ta Sünniler ve Şiiler şu anda ne uğruna savaşıyor?

Bilimin ilerlemesine karşın dünyanın giderek daha dindarlaştığını söyleyebilir miyiz?

– Evet, söylediğiniz gibi tam tersi yaşanmalıydı. Fakat bu dünyanın bütün bölgeleri için geçerli değil. Örneğin Avrupa her geçen gün dine daha az inanıyor. Dini, hayatından çıkarıyor. ABD’de ve İslam dünyasında ise durum tam tersi. Din şu anda hakim güç, liderler sürekli daha dindar olduklarını kanıtlamaya çalışıyor.

50 YIL ÖNCEKİ EŞCİNSELLER GİBİ ZORLANIYORLAR

Yakın zamandaki bir araştırmaya göre ABD’lilerin en güvenmediği kişiler ateistler. Ateist ne zaman korkutucu ve kötü bir etiket haline geldi?

– Ateistlerin öcü ilan edilmesi 1950’lerde McCarthy döneminde başladı. Senatör McCarthy, komünistler ve ateistlerle ilgili bir cadı avı sürdürdü. Ateist kelimesinin negatif çağrışımı o günlerde başladı, bugün doruğa çıktı. Ama şimdi ateistler saklandıkları deliklerden çıkıyor neyse ki… Tanrı’nın varlığını sorgulayan kitaplar hep çok satanlar listesinin tepesinde. Sadece benim kitabım değil, Christopher Hitchens ve Ann Harris’in kitapları da çok satıyor.

Sözlü tacize uğruyor musunuz ateist olduğunuz için?

– Şahsen ben uğramıyorum çünkü İngiltere’de yaşıyorum. Ama ABD’de yaşayan ateistler 50 yıl öncesinin eşcinselleri gibi kendilerini saklamak zorunda çünkü ayrımcılığa uğruyorlar.

EN ÇOK ATEİST AVRUPA’DA EN RAHAT İNGİLTERE’DE

Siz de bu ayrımcılığa karşı bir kampanya başlattınız değil mi?

– Evet, adı OUT Kampanyası. Dünyanın her yerindeki ama özellikle ABD’deki ateistlere “Come OUT yani saklandığınız yerlerden çıkın” diyorum. Come Out deyimi yıllarca gizli eşcinsellerin cinsel tercihini açıkça söylemeye başlamasıyla ilgili kullanılmıştı. Ben de bu kampanya aracılığıyla ateistleri cesaretlendirmek istiyorum.

Neden kampanyanın en önemli hedef noktası ABD? Neden onları ikna etmek gerekli?

– Çünkü oradaki ateistler çok zor günler yaşıyor. Bir de ben hıristiyan bir çevrede ve kültürde büyüdüm. Ama İslam da Hıristiyanlık gibi İbrahimi bir din. Dolayısıyla argümanlarım Musevilik ve İslam dini için de geçerli. Çünkü çok temel bir şey söylüyorum: Tanrı yoktur.

Ateistlerin en az olduğu yer neresi?

– En çok ateist Avrupa’da. Sonra ABD’de. İslam dünyasında bu rakam çok düşük. Çünkü Müslümanlar ateist olmanın ihtimal dahilinde bulunmadığı savıyla eğitiliyor. Tanrı’yı yok saymak en korkunç suç onlara göre.

İngiltere’de niye hayat ateistler için nispeten kolay?

– Çünkü İngilizler dinden ve beraberindeki sorunlardan usanmış durumda. İngiliz tarihinin büyük kısmı Katolik ve Protestanlar arasındaki çekişmeyle geçer.

Bu kampanya ne kadar kapsamlı olacak?

– Bu kampanyaya kendimi ve enerjimi adadım. Gücüm yettiğince ateizmi anlatacağım. İslam dünyasında da… Örneğin İstanbul’dan bir davet gelirse seve seve gelir kitabımın argümanlarını paylaşırım, soruları yanıtlarım.

SADECE TANRI KORKUSU YÜZÜNDEN İYİLİK YAPANLA ARKADAŞ OLAMAM

Bazı entelektüeller şunu söyler: “Bir ateistim ama insanların dine ihtiyacı var!” Bu sözden nefret ediyorsunuz, neden?

– E çünkü çok üstten ve aşağılayıcı bir söz. “Ben tabii ki daha akıllı ve bilgiliyim. O yüzden Tanrı’nın olmadığını biliyorum. Ama halklar cahil ve aptaldır, bu gerçeği göremez.” Neden öyle olsun? Doğru düzgün anlattığınızda bu gerçeği herkes görebilir.

İnsanların iyi olması için Tanrı korkusuna ihtiyaç vardır diyenlere ne cevap verirsiniz?

– Ne kadar kötü bir düşünce bu, ne kadar üzücü! Tanrı’yı gökyüzündeki polis gibi görmek bu. Eğer karşınıza sadece Tanrı korkusu duyduğu için iyilik yapan, ya da Tanrı’dan korktuğu için kötülük yapmayan biri çıkarsa onunla arkadaş olmayın. Polisin yakalamasından korktuğu için hırsızlık yapmayan biriyle yakın ilişkide bulunmak istemezsiniz.

Sizi köktenci ateist, Darwin’in Rottweiler’ı diye eleştiriyorlar. Ne diyorsunuz?

– Rottweiler çok tatlı ve iyi kalpli bir köpektir. Ona benzetilmekten hicap duymam. Ve elbette Darwin’in evrim teorisinin doğruluğuna da inanıyorum. Ama bana kimse köktenci diyemez çünkü köktenciler olmayan bir şeye bir kitapta okudukları için inanır ve hiçbir şey fikirlerini değiştirmeye yetmez. Bana Tanrı’nın varlığını bilimsel olarak kanıtlayın, gözümü kırpmadan fikrimi değiştiririm. O yüzden köktenci değilim. Ama ateizm konusunda tabii ki tutkuluyum. Tutkumun temelinde bilimsel kanıtlar yatıyor ve bu kanıtları dünyadaki herkesle paylaşıp onların da dinlerin yükünden kurtulmasını istiyorum. Bir tane hayatımız var, onu bütün güzellikleriyle yaşamalıyız.

Tanrı Yanılgısı adlı yeni bir kitap çıkardınız. Niçin Tanrı yoktur deme ihtiyacı hissettiniz?

– Tanrı’nın varlığını sorgulamak evrenle ilgili yapabileceğiniz en yararlı ve en önemli sorgulamadır. Kitabımda Tanrı’nın yokluğuyla ilgili çok ilginç argümanlar sunuyorum okuyucuya.

Neye göre bir Tanrı yoktur diyorsunuz, olmadığını nereden biliyorsunuz?

– Var olduğunu kanıtlayamadığınız bir şey yoktur değil mi? Tanrı’nın varlığıyla ilgili hiçbir kanıtımız yok. Bir Tanrı’ya inanmanın perilere ya da tek boynuzlu hayalî at unicorn’a inanmaktan farkı yok.

Kutsal kitaplar kanıt olamaz mı?

– Tabii ki olamaz! Onları kim yazdı?

Din diye bir şey hiç ortaya çıkmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu?

– Daha iyi ve dengeli bir yer olacağı kesin. Eğitim sistemi çok daha iyi olurdu. Savaşlar azalırdı. Bugünün dünyasında din, çatışmaların ana nedeni. Kuzey İrlanda’da Katolikler ve Protestanlar, Irak’ta Sünniler ve Şiiler şu anda ne uğruna savaşıyor?

Bilimin ilerlemesine karşın dünyanın giderek daha dindarlaştığını söyleyebilir miyiz?

– Evet, söylediğiniz gibi tam tersi yaşanmalıydı. Fakat bu dünyanın bütün bölgeleri için geçerli değil. Örneğin Avrupa her geçen gün dine daha az inanıyor. Dini, hayatından çıkarıyor. ABD’de ve İslam dünyasında ise durum tam tersi. Din şu anda hakim güç, liderler sürekli daha dindar olduklarını kanıtlamaya çalışıyor.

50 YIL ÖNCEKİ EŞCİNSELLER GİBİ ZORLANIYORLAR

Yakın zamandaki bir araştırmaya göre ABD’lilerin en güvenmediği kişiler ateistler. Ateist ne zaman korkutucu ve kötü bir etiket haline geldi?

– Ateistlerin öcü ilan edilmesi 1950’lerde McCarthy döneminde başladı. Senatör McCarthy, komünistler ve ateistlerle ilgili bir cadı avı sürdürdü. Ateist kelimesinin negatif çağrışımı o günlerde başladı, bugün doruğa çıktı. Ama şimdi ateistler saklandıkları deliklerden çıkıyor neyse ki… Tanrı’nın varlığını sorgulayan kitaplar hep çok satanlar listesinin tepesinde. Sadece benim kitabım değil, Christopher Hitchens ve Ann Harris’in kitapları da çok satıyor.

Sözlü tacize uğruyor musunuz ateist olduğunuz için?

– Şahsen ben uğramıyorum çünkü İngiltere’de yaşıyorum. Ama ABD’de yaşayan ateistler 50 yıl öncesinin eşcinselleri gibi kendilerini saklamak zorunda çünkü ayrımcılığa uğruyorlar.

EN ÇOK ATEİST AVRUPA’DA EN RAHAT İNGİLTERE’DE

Siz de bu ayrımcılığa karşı bir kampanya başlattınız değil mi?

– Evet, adı OUT Kampanyası. Dünyanın her yerindeki ama özellikle ABD’deki ateistlere “Come OUT yani saklandığınız yerlerden çıkın” diyorum. Come Out deyimi yıllarca gizli eşcinsellerin cinsel tercihini açıkça söylemeye başlamasıyla ilgili kullanılmıştı. Ben de bu kampanya aracılığıyla ateistleri cesaretlendirmek istiyorum.

Neden kampanyanın en önemli hedef noktası ABD? Neden onları ikna etmek gerekli?

– Çünkü oradaki ateistler çok zor günler yaşıyor. Bir de ben hıristiyan bir çevrede ve kültürde büyüdüm. Ama İslam da Hıristiyanlık gibi İbrahimi bir din. Dolayısıyla argümanlarım Musevilik ve İslam dini için de geçerli. Çünkü çok temel bir şey söylüyorum: Tanrı yoktur.

Ateistlerin en az olduğu yer neresi?

– En çok ateist Avrupa’da. Sonra ABD’de. İslam dünyasında bu rakam çok düşük. Çünkü Müslümanlar ateist olmanın ihtimal dahilinde bulunmadığı savıyla eğitiliyor. Tanrı’yı yok saymak en korkunç suç onlara göre.

İngiltere’de niye hayat ateistler için nispeten kolay?

– Çünkü İngilizler dinden ve beraberindeki sorunlardan usanmış durumda. İngiliz tarihinin büyük kısmı Katolik ve Protestanlar arasındaki çekişmeyle geçer.

Bu kampanya ne kadar kapsamlı olacak?

– Bu kampanyaya kendimi ve enerjimi adadım. Gücüm yettiğince ateizmi anlatacağım. İslam dünyasında da… Örneğin İstanbul’dan bir davet gelirse seve seve gelir kitabımın argümanlarını paylaşırım, soruları yanıtlarım.

SADECE TANRI KORKUSU YÜZÜNDEN İYİLİK YAPANLA ARKADAŞ OLAMAM

Bazı entelektüeller şunu söyler: “Bir ateistim ama insanların dine ihtiyacı var!” Bu sözden nefret ediyorsunuz, neden?

– E çünkü çok üstten ve aşağılayıcı bir söz. “Ben tabii ki daha akıllı ve bilgiliyim. O yüzden Tanrı’nın olmadığını biliyorum. Ama halklar cahil ve aptaldır, bu gerçeği göremez.” Neden öyle olsun? Doğru düzgün anlattığınızda bu gerçeği herkes görebilir.

İnsanların iyi olması için Tanrı korkusuna ihtiyaç vardır diyenlere ne cevap verirsiniz?

– Ne kadar kötü bir düşünce bu, ne kadar üzücü! Tanrı’yı gökyüzündeki polis gibi görmek bu. Eğer karşınıza sadece Tanrı korkusu duyduğu için iyilik yapan, ya da Tanrı’dan korktuğu için kötülük yapmayan biri çıkarsa onunla arkadaş olmayın. Polisin yakalamasından korktuğu için hırsızlık yapmayan biriyle yakın ilişkide bulunmak istemezsiniz.

Sizi köktenci ateist, Darwin’in Rottweiler’ı diye eleştiriyorlar. Ne diyorsunuz?

– Rottweiler çok tatlı ve iyi kalpli bir köpektir. Ona benzetilmekten hicap duymam. Ve elbette Darwin’in evrim teorisinin doğruluğuna da inanıyorum. Ama bana kimse köktenci diyemez çünkü köktenciler olmayan bir şeye bir kitapta okudukları için inanır ve hiçbir şey fikirlerini değiştirmeye yetmez. Bana Tanrı’nın varlığını bilimsel olarak kanıtlayın, gözümü kırpmadan fikrimi değiştiririm. O yüzden köktenci değilim. Ama ateizm konusunda tabii ki tutkuluyum. Tutkumun temelinde bilimsel kanıtlar yatıyor ve bu kanıtları dünyadaki herkesle paylaşıp onların da dinlerin yükünden kurtulmasını istiyorum. Bir tane hayatımız var, onu bütün güzellikleriyle yaşamalıyız.

KİTABIMIN NİYE DEPRESYONA YOL AÇTIĞINI ANLAMIYORUM

31 yıl önce yazdığım ama hálá en çok satan kitabım olan Gen Bencildir’le (Selfish Gene) ilgili duyduğum en ilginç şey onu okuyan bazı kişilerin depresyona girmesiydi. Hatta bu kişilerden iki tanesini bizzat tanıyorum. Yine de kitabın doğru anlaşıldığında insanda sıkıntı yerine rahatlama yaratmasını gerektiğini düşünüyorum. Niye varım, evren neden böyle, sorularının cevabını buluyorsunuz çünkü. Bunun insana huzur ve neşe getirmesi, sırtınızdan yük alması gerekiyor. Kitapla ilgili en büyük yanlış anlama başlık yüzünden çıkıyor bence. Bencil Gen dediğimde doğrudan “İnsan bencildir” demiş olduğumu farz ediyorlar. Yıllar sonra başlığı “Gen Bencildir: İnsanlar neden iyidir?” diye değiştirsem mi diye düşündüm ama vazgeçtim. Kitapta genlerimizin sadece kendini düşündüğünü kanıtlıyorum. Peki buna karşılık insanlar niye iyilik yapar? Evet insanın doğası bencildir ama geninin söylediği şeyi yapmayabilir. Örneğin genlerimiz sürekli ürememizi söyler ama yine de doğum kontrol yöntemlerini kullanırız. Biz insanlar olarak genlerimizin bencilliğinden ve doğal seleksiyonun zalim dünyasından kaçmaya çalışırız. Bizi insan yapan da budur. Genlerimizin üstüne çıkabilmek!

Hürriyet