1351605789_975253 Ocak 31

Havalimanında Hacılar Tarafından Linç Edilmek İstenen Ateist


1351605789_975253

Yurt dışında yaşadığı için Türkiye’ye 4 günlük bir ziyaret gerçekleştirdikten sonra havalimanında başından geçen ilginç olayı Ekşi Sözlük’te yazan Türkiye vatandaşı genç, ateist olduğunu söylediği için önce Umre’ye giden hacılar, sonra da polis tarafından linç edilmek istedi.

Biz sözü daha fazla uzatmayalım ve ateist olduğunu söylediği için havaliamanında neler yaşadığını anlatan gencin ifadelerine aynen yer verelim:

“İstanbul’a sadece 4 günlüğüne geldim ve işlerimi hallettikten sonra geri dönüyorum. 4 gün boyunca sabahtan akşama kadar ordan oraya koşturdum, millete laf anlattım. Bütün işlerim bitince de son gece arkadaşlarla buluştuk, ev partisi, Taksim falan derken sabaha kadar takıldık. 4:00’daki Havataş otobüsü ile de havalimanına gittim.

VE BAŞLIYORUZ…

Havalimanı saatine ve gününe bağlı olarak normalde olduğundan çok daha yoğundu ve kitlesi farklıydı. çünkü; Umre zamanıymış. Öncelikle Umre’ye gidenlerle bir sorunum yok. Hatta benim ya da başkalarının hayatına karışılmadığı sürece hiçbir sorunum yok kimseyle. İsteyen istediğine inanır, istediği şekilde yaşar ve giyinir (popimeselesi). Her yerde yarı çıplak, ayaklarında terlikler olan amcalar ve komple kapalı teyzeler var. Beyaz ve siyahın müthiş ahengi tüm havalimanını sarmıştı. (Soru: Umre’ye giden kadınlar da beyaz giyinir diye biliyordum ben ama burdaki teyzeler komple siyahtı. Bilgisi olan arkadaşlar bu konuda bana bilgilendirici mesaj atarlarsa mutlu olurum) Bu gruba karşı yapabileceğim tek eleştiri; ayaklarını lavabolarda yıkayan amcalar oldu. Az ileride mescid olmasına rağmen girdiğim her tuvalette bir amca lavaboda ayağını yıkıyor ve ayaklarını her yere değdirmekte bir sakınca görmüyordu. Bu durumdan tiksindiğim için (ayakları temiz olsa da ben hijyenik bulanıyorum) havalimanından varacağım noktaya gelene kadar tuvaleti kullanmadım.

ÖNCE SÖZLÜ SATAŞMA

Güzel güzel check-in yaptım, bavulumu teslim ettim, pasaport sırasında bekliyorum. Sıralar tabii ki de içerideki kitle ile orantılı olarak Umre’ye giden vatandaşlardan oluşuyor. Önüm arkam her yer ya beyazlı amca ya da siyah teyze. Hatta arada beyazlar içerisinde çocuklar da var.

Bu süreçte ilk tepkiler gelmeye başlıyor kulağıma: “nebiçim giyinmiş”, “alkol mü almış o”, “yabancı da değil, elinde türkçe kitap var (kitap da marquis de sade’dan tanrıya karşı söylev[evet o gruptan dayak istediğim doğrudur] ), Türk ve müslüman küpe takar mı” gibi tepkiler. Cevap vermiyorum çünkü arada çıkabilir böyle insanlar diye düşünüyorum. Total olarak Umre’ye gidenlere mal etsem yaptığım ayıp olacak. Pasaport kontrolü ciddi bir iş olduğu için (Gruptakilerin büyük kısmının ilk defa yurtdışına çıktığını varsayıyorum. Çünkü genel prosüdürlerden %99’unun haberi yoktu) sadece bana söylenmekle yetiniyorlar. Ben de eleştirileri çok takmıyorum zaten.

BİRA İÇERSEN GÜNAHI BAŞKASINA YAZILIYORMUŞ!

Kontrol sonrası hem uçağıma biraz daha zaman olması, hem kitleden biraz uzaklaşmak hem de kitap okurken takılmak için bira içmeye gidiyorum (sabahın o saatinde sadece ben değil, orada bulunan herkes alkol alıyordu bu arada). Biramı bitirdikten sonra kafede kendi kendime takılırken Umre’ye giden gruptan bir amca yavaşça sokuluyor yanıma ve“delikanlı bizim tarafa gelebilir misin, sana bir şey sormak istiyoruz”diyor. Ben de saflığıma yanayım ki “heralde bilet, kapı, uçak vs. ile ilgili soru soracaklar” diye gidiyorum yanlarına.

Görüntü şu: oturma yerlerinin orda beni bekleyen yaklaşık 20 kişilik siyah ve beyaza bürünmüş bir grup ve nefretle bakan gözler. Giderken resmen 3,5 atmaya başlıyorum. “Amca ne oldu istersen burada sor” diyerek kaçmaya çalışıyorum ama amca sanki beni idama götürür gibi yapışmış koluma “yok yok gel sen” diye mırıldanıyor. Gittikten sonra “he amca buyur sor” dememi beklemeden arkadan yaşlı bir teyze “evladım sen Türk ve müslüman değil misin?” diye acı bir ses çıkartıyor. “Ha ney?”falan diye dumur olmuşken yaşça biraz daha genç bir abi “sen utanmıyor musun” diye ikinci soruyu soruyor. “Ne diyorsunuz siz? ne utanması?” dememe kalmadan “bizi günaha sokmaya utanmıyor musun?” diye bir köşede amca soruyor. En sonunda biraz da sesimi yükselterek “ne diyorsunuz siz, ne günahı, ne utanması” diye konuşuyorum. Beni oraya getiren amca: “evladım sırada alkol kokuyormuşsun, kulağında küpe var, içeri girdikten sonra seni alkol alırken görmüşler. Umre’ye gidenlerin yanında bir müslüman olarak bunu yapmaya utanmıyor musun?” diye açıklamayı yapıyor.

İşte o anda elim ayağım titremeye başlıyor, beynim zonkluyor. “Amcacım öncelikle size ne benim giydiğim kıyafetten?” diye sinirli bir şekilde konuşuyorum (hayır daha sesimi yükseltmedim). “Hem ayrıca alkol almamdan size ne? Siz alkol almıyorsunuz ki. alkol kokusu yüzünden de abdest bozulmaz, bişi olmaz” diye devam ediyorum. Benim cevabım üzerine gruptaki yaşlılar arkaya doğru gerilerken gençler öne doğru çıkmaya başlıyor, “olmaz” diye sert bir dille beni uyarıyorlar(!). “Ne demek olmaz ya? Size ne benim yaptıklarımdan?” diyorum. “Biz umre’ye gidiyoruz, senin imanın da bizi etkiler” gibi saçma bir söylemde bulunuyorlar.

İPLERİN KOPMASINA NEDEN OLAN O CÜMLE: BEN ALLAH’A İNANMIYORUM

“Benim imanımdan size ne? Ben zaten müslüman bile değilim, Allah’a ya da başka bir varlığın gücüne inanmıyorum. Din ile alakam yok”dememle ipler kopuyor. Genç olanları iyice yanıma geliyor ve “ne diyon sen” moduna geçiyorlar. Çevredeki insanlar da bu sırada yavaş yavaş huzursuzlanmaya da başlıyorlar. “Kardeşim sizle mi uğraşacağım, işim gücüm var benim” diye arkamı dönmemle bir tanesinin koluma yapışıp“kafir misin sen?” diye bağırması bir oluyor. Şansıma o sırada yakından havalimanı polisi geçiyor da “Memur bey bakar mısınız” diye sesleniyorum. Polisin geldiğini gören grup geri çekilip kolumu bırakıyor. Ben de hala saf bir şekilde “yardım isterim polisten, beni en azından kapıya kadar götürür. Bu grup da bir daha bulaşmaz bana” diye düşünüyorum ki meşhur Türk polisini nasıl unuttuğum için sonradan kendime kızdım.

HACILARDAN SONRA ŞİMDİ DE POLİS DEVREDE

Polis klasik olarak “ne oluyor burda” laflarından sonra ben bir şey demeden gruptan biri “memur bey bu adam bize hakeret ediyor”şikayeti geliyor(!?!?!). Lan yüzsüzlüğe bak; polisi çağıran ben, şikayet karşı taraftan. Tabii ki de Türk polisi benim gibi bir genç yerine Umre’ye giden ulvi kişileri dinleyecekti; “ne diyorsun sen” diye bana çıkışıyor.

Ben: “Memur bey, ben kendi halimde kitap okuyordum. aha bu amca geldi beni çağırdı sonra da bana hakaret etmeye başladılar”
Gruptan biri: “Ne hakareti lan? sen demedin mi ben allah’a inanmıyorum diye?”
Polis: “Allah’a mı inanmıyor? çıkar bakim cüzdanını (da neden lan neden?)
Ben: “Neden memur bey, allah’a inanmıyorum demek kötü birşey mi?”
Polis: “Sen çıkar bakim cüzdanı”

Neyse cüzdan çıkartılır verilir.

GENÇ: BEN ATAİSTİM POLİS: NASIL LAN

Polis: “Neden boş senin din hanen?”
Ben: “Memur bey ben ateistim”…

İşte bu laf. Aha bu lafı bu grubun içinde dedim. Türk polisi bu grubun yanındayken dedim. Polisin “nasıl lan” demesi ile grubun “puuuu rezil” vb. lafları, polisin “git gözümün önünden kendini çok sevdirmeden” tarzı lafları sayesinde arkamda bana küfreden bir grup ve grubun yanında yer alan bir polis ile uzaklaştım oradan. Çok eminim ki havalimanında olmasak hem o polis hem de grup tarafından fiziksel temasa (koldan tutmadan daha fazlası) maruz kalarak ayrılacaktım oradan…

Oysa ki ne kadar da güzel bir 4 gün geçirmiştim lan Türkiye’de. İşlerimi halletmiş, arkadaşlarımla güzel vakit geçirmiş şekilde yüzümde gülümseme ile geri dönüyordum. Hatta bir sonraki işim Türkiye’de olsun da daha çok böyle güzel zamanım olsa diye düşünürken son kararımı verdim; asla dönmüyorum. Çünkü bu olay sonuç değil başlangıç.“ecdadımız”, “dinimiz”, “peygamberimiz” düşünceleri “ama biz hep ezildik ve eziliyoruz” cümleleri ile iyice arttı ve artacak. Toplum müslüman-diğerleri şeklinde ayrılmış durumda ve müslümanlar öyle bir güç kazanmış durumdalar ki kendi halinde takılan insanları bile güzellikle(!) dine döndürmeye çalışıyorlar.

BİLİYORUM BÜTÜN MÜSLÜMANLAR BÖYLE DEĞİL

Biliyorum bütün müslümanlar böyle değil. Biliyorum bu arkadaşları eleştiren müslümanlar da var ama böyle gruplar git gide artmakta ve yüzsüzce insanlara saldırmakta.

Öncelikle geçmiş olsun diyen, iyi dileklerini ileten, fikirlerini paylaşan tüm yazarlara teşekkür ederim zamanım elverdiğince yanıtlamaya çalıştım, yanıtlayamadıklarımı da fırsat buldukça yanıtlayacağım.”

İşte ülkemizdeki hoşgörünün pür meali böyle…

Mesele insanlara kimliklerindeki din ibaresini çıkarma hakkı vermek değil, farklı düşünene gösterilmesi gereken zihni zenginliği katmakta…

Odatv.com

Ekşi Sözlük