27 Aralık 26

Bilinmemesi için peygamberin eşi, akrabaları ve sahabelerin türbeleri kazmalarla dümdüz edilmiştir


27

Dualarda ve dini sohbetlerde ‘sahabe’den yani Hazreti Muhammed’i bizzat görmüş ve onun yanında bulunmuş olanlardan sıkça bahsederiz. Bu kişilerin ölümlerinden sonra nereye ve nasıl defnedildiklerini, türbelerinin bugün bilinip bilinmediğini bilmem, hiç merak ettiniz mi?

Mekke’deki sahabiler, Kábe’nin birkaç kilometre ötesindeki bir mezarlığa defnedilirlerdi. ‘Cennetu’l-Muallá’ denilen bu yer İslámiyet öncesi dönemlerden beri Mekkeliler tarafından mezarlık olarak kullanılırdı. Hazreti Muhammed’in dedesi, amcası ve ilk eşi Hazreti Hadice buraya defnedilmişti ve Mekke’nin fethinden sonra ölen sahabilerin türbeleri de buradaydı.

17. asırda yaşayan Evliya Çelebi Cennetu’l-Muallá’dan bahsederken burada yetmiş beş adet kubbeli türbenin bulunduğunu, ama Hazreti Muhammed’in dedesiyle amcasının türbelerinin üzerinde kubbe olmadığını ancak yerlerinin bilindiğini yazıyordu. Hazreti Hadice’nin kabrinin tam yeri, 14. yüzyıla kadar bilinmiyordu. Kabrin yeri, bir Mekkeli’nin 1329’da gördüğü bir rüyayla belirlendi ve 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından üzerine kubbeli bir türbe yapıldı, ayrıca aylıklı bir de türbedar gönderildi.

Cennetu’l-Muallá’daki son restorasyonu 1879’da zamanın hükümdarı Abdülhamid yaptırdı. Başta Hazreti Hadice’ninki olmak üzere türbeler baştan aşağı elden geçirildi. Ve konunun en acı tarafı: Mekke’nin Türk hakimiyetinden çıkması, Cennetu’l-Muallá’nın da sonu oldu. Arap yarımadasını ele geçiren ve bugünkü Saudi hanedanının kurucusu olan Abdülaziz bin Saud, 1925’te Cennetu’l-Muallá’daki bütün türbelerin yıktırılmasını ve mezar taşlarının kaldırılmasını emretti. Abdülaziz’in bağlı olduğu Vehhabi mezhebine göre mezarların yerlerinin belli olmaması gerekiyordu. Cennetu’l-Muallá’da kimin nerede gömülü olduğunun unutulması ve artık bilinmemesi için elden gelen herşey yapıldı.

Hazreti Muhammed’in akrabalarıyla sahabilerinin türbeleri kazmalarla dümdüz bir hale getirildi, arazinin altı üstüne getirildi ve Cennetu’l-Muallá herkesin defnedilebildiği sıradan bir halk mezarlığına çevrildi. Mekke’deki sahabi mezarlığının öyküsü, işte böyle ve bu sayfada gördüğünüz fotoğraflar da zaten herşeyi apaçık anlatıyor.

Kaynak:  Murat Bardakçı