Soru 20: Tanrının İnsanları Hem Kâfir Veya Putperest Yapıp Hem de Cehenneme Atacağına İnanır mısınız? Aralık 07

Soru 20: Tanrının İnsanları Hem Kâfir Veya Putperest Yapıp Hem de Cehenneme Atacağına İnanır mısınız?


Soru 20: Tanrının İnsanları Hem Kâfir Veya Putperest Yapıp Hem de Cehenneme Atacağına İnanır mısınız?

Soru 20: “Size deseler: -‘Tanrı dilediğine hidayet verir, onu doğru yola sokar, ya da dilediğinin gönlünü açar, onu müslüman kılar, dilediğini de hidayetinden yoksun kılar saptırır, ya da gönlünü kapatıp kâfir kılar. Dilediğini putlara taptırtır, dilediğini puta tapmaktan uzak kılar. Doğru yola soktuklarını, yâni müslüman yaptıklarını Cennet’e atar, kâfir yaptıklarını ya da puta taptırdıklarını Cehennem ateşinde yakar!’-. Bu şekilde konuşanlara karşı ne dersiniz?”Eğer bu söylenenleri akılcı düşünce kıstasına vurup: “Hayır olmaz böyle şey. Yüce olduğu kabul edilen bir Tanrı, insanları hem kâfir ya da putatapan yapıp hem de Cehennem’e atmış olamaz. Böyle yapacak olursa hem adâlet ilkelerini çiğnemiş, ve hem de çelişkili şekilde konuşmuş olur” derseniz müslümanlık sınavından sıfır alırsınız. Ama aklı bir kenara atıp, yukarıdaki sözlerin doğru olduğunu söyleyecek olursanız Cennet’in en güzel köşelerine layık bir müslüman olduğunuzu ortaya vurmuş olursunuz. Çünkü İslâm şeriâti, Muhammed’in Tanrı’sının keyfiliğini, çelişkiliğini, adâlet ilkelerini çiğnemişliğini kanıtlayan buyruklarla doludur. Nice örneklerden biri olarak En’âm sûresi’nin şu âyeti’ni okuyalım:

“Allah, kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse… kalbini iyice daraltır (onu inanmayanlardan yapar). Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir (onu cezalandırır) (Bz. En’âm sûresi, âyet 125).

Görülüyor ki Muhammed’in Tanrısı, dilediğini kâfir yapıyor, ve kâfir yaptığını da cezalandırıyor! Daha başka bir deyimle insanlar, kendi istek ve iradeleriyle doğru yolu bulmuş olmuyorlar. Onları müslüman ya da kâfir yapan Tanrı’dır. Hattâ Muhammed bile kendi istek ve iradesiyle doğru yola girmiş değildir. Onu doğru yola ileten Tanrı’dır. Kur’ân’da şöyle yazılı:

“(Ey Muhammed!) Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara (müşriklere/puta tapanlara) birazcık meyledecekin. O zaman, hiç şüphesiz, sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın…” (Bkz. İsra Sûresi, hayet 74-75).

Bir başka örnek şöyle:

“Allah kime hidayet verirse (doğru yola sokarsa), işte doğru yolu bulan odur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık onlara Allah’tan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzü koyun hasrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer Cehennemdir ki ateşi yavaşladıkça onun ateşini arttırırız! Cezaları işte budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmişler(dir)…”(Bkz., İsra sûresi, âyet 97).

Yine görülüyor ki Tanrı, dilediğini hidâyet’e erdiriyor, doğru yola sokuyor, ve cennetlik kılıyor; dilediğini de hidayet’ten uzak tutuyor, yâni saptırıyor ve saptılar diye onları Kıyamet gününde kör, dilsiz, sağır bir halde cehennem ateşine atıyor!

Yine bunun gibi kişileri “müşrik” (putperest) yapan da Tanrı. Nitekim Kur’ân’da şöyle yazılı:

“(Ey Muhammed!) Puta tapanlardan (müşrik’lerden) yüz çevir. Allah isteseydi puta tapmazlardı…” (Bkz. En’âm sûresi, âyet 106-107).

Yâni Tanrı, dilediğini puta tapan’lardan yapıyor ve sona da Muhammed’e “onlardan yüz çevir” diye buyuruyor. Bununla da kalmıyor fakat müşriklerin öldürülmeleri için şöyle diyor:

“…Müşrikleri (puta tapanları) bulduğunuz yerde öldürün…” (Bkz. Tevbe sûresi, âyet 5).

Yâni Muhammed’in Tanrısı, hem insanları günahkâr kılmakta, hem de günahkâr kıldıklarını cezalandırmakta, hani sanki suçluluk onlara ait imiş gibi! Olacak şey midir bu? şimdi soracaksınızdır: “Neden Tanrı çelişkili bir dil ile ve adâlet duygularını çiğner şekilde konuşur!” . Bunun çeşitli nedenleri var ve bu nedenlerin hepsi de Muhammed’in günlük çıkarlarıyla ilgilidir. Örneğin kişileri Müslüman yapmak isteyip de yapamadığı zamanlar, sorumluluğu Tanrı’ya atmak sûretiyle kendisini temize çıkarma yolunu bulmuştur. Konuyu diğer bir çok yayınlarımızda (örneğin “Kur’ân’in Eleştirisi” adli kitabımızda) ele aldığımız için burada fazla durmayacağız.

İlhan Arsel, Müslümanlık Sınavı
Tanrı Kavramı İle İlgili Bazı Sorular