Kasım 25

Avrupa Koordinasyonlu Müslüman Kardeşler


1928 yılında kurulduğundan beri, Müslüman Kardeşler Ortadoğu’nun siyasi hayatını derinden etkilemiş ve yön vermiştir. Sloganı da siyasi oluşumunu ve kimliğini açıklamaktadır : “Allah hedefimizdir. Peygamber liderimizdir. Kuran yasamızdır. Cihat yolumuzdur. Allah yolunda ölmek en büyük umudumuzdur. “[1]Müslüman Kardeşler’in bu radikal fikirleri, son yıllarda bir taraftan İslamcı nesillerin inançlarını şekillendirirken, diğer taraftan, Ortadoğu’da yerel rejimlerin sert baskısıyla ezilerek ve genellikle daha radikal örgütleri tercih eden genç İslamcı nesiller tarafından küçümsenerek, güç kaybetmiştir.Fakat Ortadoğu, Müslüman dünyasının sadece bir bölümüdür bu nedenle bu güç kaybını Avrupa’da kazanca dönüştürmeyi bilmişlerdir. 1960’ların başından bu yana, Müslüman Kardeşlerin üyeleri ve sempatizanları  Avrupa’ya taşınmış istikrarlı bir şekilde , geniş ve iyi organize edilmiş bir ağ kurmuşlardır. Genel İslam cemaatinin aksine, Müslüman Kardeşlerin amacı,  ” Müslümanlara iyi vatandaşlar olabilmeleri için yardım etmek ” ten ziyade, “Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde İslam hukukunu yaymak” tır [2]. 50 yıllık eğitim ve öğretim işe yaramıştı.50 yıl önce Ortadoğu’dan göç eden öğrenci mülteciler ve çocukları şimdi Avrupa’nın siyasi eliti nezdinde yerel Müslüman toplulukları temsil eden örgütleri yönetmekte ve Basra Körfezinin cömert katılımcıları tarafından finanse edilerek, neredeyse her Avrupa ülkesine yayılan merkezi bir ağın başında bulunmaktadırlar.Bu kuruluşlar, Kardeşler’in radikal görüşlerini benimsemelerine ve teröristlerle bağlantılarını sürdürmelerine rağmen, kendilerini toplumun ana görüşünü temsil eder gibi göstermektedirler.

 

Fakat onlar, Müslümanlarla Arapça ya da Türkçe konuştuklarında maskelerini çıkartıp radikalizmi kucaklarlar. Temsilcileri, dinlerarası diyalog ve entegrasyon konularında televizyonda konuşurken, camileri nefret vaazları verir ve Batı toplumunun kötülükleri hakkında müminleri uyarır. Herkesin önünde Rusya’da çocukların ve Madrid trenlerindeki yolcuların öldürülmesini kınarken, Hamas ve diğer terörist örgütler için para toplamaya devam ederler. Giderek hoşnutsuzlaşan Müslüman azınlık ile diyalog oluşturmaya istekli  Avrupalılar, bu ikiyüzlülüğü görmezden geliyorlar.  Neden mi ? Çünkü artık bu oluşum tam olarak Avrupa’nın kalbinde yer alıyor.Almanya’da durum özellikle çarpıcıdır. Diğer Avrupa ülkelerinden ziyade Almanya’daki Müslüman Kardeşler önemli güç ve siyasi kabul kazanmışlardır. 1954’ten itibaren Mısır lideri Cemal Abdül Nasır rejimi, İslamcı muhalefetin kökünü kazımaya adeta and içmişti.Müslüman Kardeşlerin birçok üyesi tutuklama ya da suikast korkusuyla Mısır’dan kaçtı. Batı Almanya onlara sıcak bir sığınak sağladı. Bonn’un motivasyonları sadece iyiniyet değildi tabiki. Terörizm uzmanı Khalid Durán’ın Avrupa’da cihatçılık üzerine yaptığı çalışmalarında açıkladığı gibi [3], Batı Alman hükümeti Doğu Almanya’yı tanıyan ülkeler  ile diplomatik ilişkileri kesme kararı almıştı. Mısır ve Suriye ‘komünist hükümet’ ile diplomatik ilişkiler kurduğu zaman, Bonn, Suriye ve Mısır siyasi mültecilerini kabul etmeye karar verdi. Müslüman Kardeşlerin pek çok üyesi zaten Almanya ile aşina idi. Birçoğu İkinci Dünya Savaşı sırasında ve öncesinde Nazilerle işbirliği yapmıştı [4]. Hatta bazıları, Schutzstaffel (SS)’in kötü ün yapmış  Bosnalı Handschar bölüğünde bile savaşmıştı. [5]Almanya’daki Müslüman Kardeşlerin ilk öncülerinden biri, Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna’nın özel sekreteri, Said Ramazan[6]. 1948’de Filistin’deki Müslüman Kardeşler çetelerini yönetmiş olan Mısırlı Ramazan[7], Almanya’da, Almanya’nın üç ana Müslüman kuruluşlarından biri haline gelen ve 1958’den 1968’e başkanlığını yaptığı Almanya İslam Toplumu’nu  (IGD)  kurdu. [8]. Ramazan, ayrıca, Suudi ileri gelenlerinin finansmanını yapıp dünyada radikal İslam yorumunu yaymak için kullandıkları Müslüman Dünya Ligi [9] adlı örgütün de kurucularındandır. Terör uzmanı ABD hükümeti ise , terör finansmanı yapmakla suçladığı Müslüman Dünya Liginin faaliyetlerini yakınen izler. Mart  2002’de, ABD Hazine Bakanlığı önderliğindeki özel tim, gurubun El-Kaide, Hamas ve Filistin İslami Cihad gruplarıyla ilişkilerinin belgelerini aramak üzere Ligin Kuzey Virginia ofisini bastı. 2004 Ocak ayında Senato Finans Komitesi Hazineden, “sivil toplum örgütleri ve terörün finansmanı ağları arasındaki olası bağlantıları soruşturma kapsamında” Müslüman Dünya Ligi ile ilgili kayıtları istedi. [10] Petrol zengini krallıkla bu ayrıcalıklı ilişkisi Ramazan’a Cenevre’deki  güçlü İslam Merkezi’ne fon akışı ve birçok mali ve dini faaliyetleri için nakit para akışı sağladı. Sa’id’in oğlu Hani Ramazan, şimdi İslam Merkezi’ni idare etmektedir. Merkezin diğer yönetim kurulu üyeleri arasında, son zamanlarda ABD’de İç Güvenlik Dairesi, Notre Dame Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapma vizesini iptal edince manşetlere düşen Sa’id’in diğer oğlu Tarık Ramazan vardır. [11] Said Ramazan vakası izole bir vakka değildir [12].Ramazan’ın on yıllık başkanlığının ardından, IGD’nin başına, kısa bir süre, Pakistanlı Fazal Yazdani, sonra da İtalyan vatandaşı olan  Suriyeli Ghaleb Himmat geçti. Uzun süren yönetimi esnasında  (1973-2002) Himmat, İtalya, Avusturya, Almanya, İsviçre ve ABD arasında mekik dokudu.[13] Dünyada birçok istihbarat teşkilatı Himmat’ın terörist bağlantılarını incelemiştir. Himmat, İtalyan istihbaratınca “Müslüman Kardeşler Bankası” olarak adlandırılan ve 1990’ların ortalarından beri terörist grupları finanse eden Bank al-Taqwa ‘nın kurucularındandır [14]. Himmat, Müslüman Kardeşlerin finans dehalarından biri olan Youssef Nada’nın , Hamas ve Cezayir İslami Kurtuluş Cephesi gibi gruplara büyük paralar gönderdiği [15] ve Usame bin Ladin’in bir üst düzey müttefikine gizli kredi hattı kurdukları bilinmektedir. [16] Kasım 2001’de, ABD Hazine Müsteşarlığı Himmat ve Nada’yı terör finansörleri olarak belirlemiştir. [17] İtalyan istihbaratına göre, El-Taqwa ağı ayrıca, Müslüman Kardeşlerin resmi dergisi Risalatul Ikhwan dahil olmak üzere, Avrupa’da birçok İslamcı yayınları ve İslamcı merkezleri finanse etmiştir.[18][19]  ABD Hazine Müsteşarlığının belirlemesinden sonra Himmat IGD başkanlığı görevinden istifa etmiştir. Halefi, 36 yaşında Mısır kökenli ve çok sayıda öğrenci örgütünün karizmatik lideri olan İbrahim el-Zayat’tır.IGD liderleri Ramazan ve Himmat’ın son yarım yüzyılın en önemli Müslüman Kardeşler üyeleri arasında olması IGD ve Ikhwan arasındaki bağları göstermektedir. Ayrıca, birçok Alman eyaleti istihbarat örgütleri tarafından düzenlenen raporlar açıkça IGD’yi  Müslüman Kardeşlerin bir dalı olarak anmaktadır. [20] Özellikle, bir istihbarat raporuna göre IGD, kurulduğu günden bu yana Müslüman Kardeşlerin Mısır  şubesinin idaresi altındadır.[21]Ramazan ve Himmat  liderliğindeki Müslüman Kardeşler  [22] 1960 yılında Münih’teki heybetli İslam Merkezi’nin [23]  inşaatını desteklemişler ve  1967 tarihli Sueddeutsche Zeitung makalesine göre, 80.000 mark bağışlayan Suudi Arabistan Kralı Fahd [24] gibi, Ortadoğulu liderler büyük bağışlar yaparak onlara yardım etmişlerdir. Nordrhein-Westfalen’ın İçişleri Bakanlığı, Münih İslam Merkezinin, kuruluşundan bu yana, Kardeşlik’in Avrupa merkezlerinden biri olduğunu açıklamıştır. [25]Gençlik örgütlerine olan odaklanma ise Zayat’ın başkanlığıyla gelmiştir. İyi giyimli Zayat hakkındaki bir Meckenheim polis raporu onun endişe verici ilişkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Alman yetkililer açıkça onun dünya çapında okullarda, İslam’ın radikal ve hoşgörüsüz Suudi yorumu olan Vahabizmi yaymak için çalışan Suudi sivil toplum örgütü Dünya Müslüman Gençlik Birliği (WAMY) ile bağdaştırmaktadırlar.[26] Müslüman Dünya Ligi’nin şemsiyesi altındaki WAMY dünyanın en büyük Müslüman gençlik organizasyonudur.[27] 1991 yılında WAMY Tawjihat Islamiya (İslami Görüşler) adlı bir kitap yayınladı. Kitaptan bir alıntı: Çocuklarımıza Yahudilerden ve zalimlerden intikam almayı sevmeyi öğret, ve onlara İslama dönüp Allah rızası için cihad yaptıklarında gençlerimizin Filistin’i ve Kudüs’ü özgür kılacaklarını öğret. ”

 

Ünlü bir üniversite barındıran , eski Karolenjyen başşehri, şimdi  Suriyeli meşhur  Al-Attar ailesi de dahil olmak üzere büyük bir Müslüman nüfusa ev sahipliği yapmaktadır.  Aachen’e ilk taşınan Attar, 1950’lerde Müslüman Kardeşlerin Suriye şubesinin lideri iken memleketinde gördüğü zulümden kaçan Issam oldu.  Onu kısa süre sonra Suriyeli Müslüman Kardeşler’in diğer üyeleri izledi.[28]  Sürgündeki Cezayirli teröristleri [29] barındırmaktan ABD tarafından terörist olarak belirlenen ve Hamas [30] yararına sadaka toplayan örgütü işletmeye kadar giden faaliyetleriyle  Aachen dünyada istihbarat örgütlerince iyi tanınan bir yerdir.Suriyeli Müslüman Kardeşlerin Aachen merkezi Mısırlı akranlarıyla yakın ilişkiler sürdürdü. Örneğin, Issam el-Attar’ın oğlunun bankacı Al-Taqwa Yusuf Nada’nın kızı ile evlenmesi Müslüman Kardeşler ailelerinin evlenme yoluyla ittifak eğilimini teyit etti. [31] Ancak, iki Müslüman Kardeşler dalı arasındaki bağlantılar tek bir evlilikten çok daha geniştir.  Anlatılanlara göre, Aachen İslami Merkezi Al-Taqwa tarafından finanse edilmiştir. [32] Tabi Türkiye ile bağlantı olmazsa konu eksik kalır Zayat denen şahıs , Mehmet Sabri Erbakan’ın kız kardeşi Sabiha Erbakan’la evlenmiştir. [33]  Erbakan kardeşlerin annesi de siyasetle alakalıdır ve Almanya’da önemli bir İslami kadın örgütünü çalıştırır.İslami terörizm uzmanı ve Lueneburg Üniversitesi’nde kontra casusluk konusunda uzmanlaşmış bir siyaset bilimi profesörü olan Udo Ulfkotte’nin bildirdiğine göre, Erbakanlar ve Zayatlar Almanya’da Türk ve Arap toplumlarının radikalleşmelerini amaçlayan kuruluş ağlarını yönetirler. [34]

 

1989 yılında, Riyad Bin Suud Üniversitesi güçlü dekanı Abdullah at-Turki’nin desteğiyle, Suudiler, Islamische Konzil Deutschland’ı (Almanya İslam Konseyi) kurdular. Turki, İbrahim el-Zayat, yüksek rütbeli Milli Görüş yetkilisi Hasan Özdoğan, ve Münih İslam Merkezi’nde görevli bir yetkili olan Ahmad Khalifa ile birlikte Konseyin başkanlığını devraldı. [35]  Üst düzey bir Alman istihbarat yetkilisine göre, bu on dokuz kuruluşun en az dokuz tanesi Müslüman Kardeşler’e aittir. [36] Almanya’yı Suudi yatırımcılarında desteğiyle fetheden Müslüman Kardeşler artık diğer Avrupa ülkelerine de yayılmaya başlıyordu . Nitekim akabinde Fransa’da, Union des Organisations İslamiques de France (Fransa İslami Örgütler Birliği)’ni [37] , İtalya’da, Unione delle Comunita ed  Organizzazioni Islamiche (İtalyan İslami Cemaatler ve Dernekler Birliği) ‘ni kurdular . [38]

 

Almanya’daki mesuliyetleri onu çekilmeye zorlayana kadar FEMYSO başkanlığını yapan İbrahim el-Zayat, bu örgütü Avrupa Parlamentosuna hitap etmek için kullanmıştır. [39] Müslüman Kardeşler FEMYSO kuruluşlarının çoğunu sağladığından, “Avrupa’daki Müslüman gençlerin gerçek sesi”  olmuştur. FEMYSO, “Avrupa’nın geleceğinin çok kültürlü, kapsayıcı ve saygılı olması için  tüm seviyelerde önyargılara karşı mücadelede kararlı olduğunu,” [40] iddia etse de, “Yahudiler müminlerin, Allah’ın ve meleklerin düşmanlarıdır; Yahudiler insanlığın düşmanlarıdır … Müslümanların başına gelen her trajediye Yahudiler neden olmuştur” [41] diyen Dünya Müslümanın Gençlik Meclisi gibi sponsorları olduğundan, bu gibi ifadeler gerçeği ifade etmez.

 

Aklınıza gelen belki ilk soru şudur : ‘Avrupa buna neden izin verdi ?’ .Avrupa’da İslam konusunda uzman olan Suriye asıllı Alman profesör Bassam Tibi, Avrupalıların ve özellikle Almanların ırkçılık suçlamasından korktuklarını düşünüyor. [42]  Koyun kılığına girmiş radikaller herkesi yabancı düşmanlığı ile suçlayabileceklerini öğrendiler.

 

Sanırım artık Ortadoğu’daki isyanların kökenini daha iyi anlayabileceğiz …

 

DİPNOT :

[1] “Homepage,” Muslim Brotherhood Movement website, accessed Dec. 22, 2004.

[2] The Chicago Tribune, Sept. 19, 2004; also see Daniel Pipes, The Islamic States of America?, FrontPageMagazine.com, Sept. 23, 2004.

[3] Khalid Duran, “Jihadism in Europe,” The Journal of Counterterrorism and Security International, Fall 2000, pp. 12-5.

[4] Richard Labeviere, Dollars for Terror: The U.S. and Islam (New York: Algora Publishing 2000), p. 141.

[5] Georges Lepre, “Himmler’s Bosnian Division: The Waffen SS Handschar Division 1943-45,” Schiffer Aviation History, Jan. 2000, pp. 31-4.

[6] M. H. Faruqi, “Les Frères Musulmans. Politique de ‘rabbaniyya,’ les prières avant le pouvoir Dr. Saïd Ramadan, 1926-1995,” Historique du Centre Islamique, Islamic Center of Geneva.

[7] Ibid.

[8] “Prasidenten der IGD,” Islamische Gemeinschaft in Deutschland website, accessed Dec. 22, 2004.

[9] Faruqi, “Les Frères Musulmans,” Historique du Centre Islamique.

[10] “Senators Request Tax Information on Muslim Charities for Probe,” U.S. State Department news release, Jan. 14, 2004.

[11] Fouad Ajami, “Tariq Ramadan,” The Wall Street Journal, Sept. 7, 2004.

[12] Ibid.

[13] Official dossier on Ahmed Nasreddin (hereafter Nasreddin dossier), Servizio per le Informazioni e la Sicurezza Democratica (Italian secret service, SISDE), Apr. 6, 1996, p. 10.

[14] Ibid., p. 24.

[15] Ibid., p. 31.

[16] Newsweek, May 12, 2004.

[17] “Recent OFAC Actions,” U.S. Department of the Treasury, Office of Foreign Assets Control, Nov. 7, 2001.

[18] Nasreddin dossier, p. 31.

[19] Ibid.

[20] “Islamische Gemeinschaft in Deutschland” Innenministerium, Nordrhein-Westfalen land website, accessed Dec. 22, 2004; “Islamismus,” Landesamt fur Verfassungsschutz, Hessen website, accessed Dec. 22, 2004.

[21] “Islamische Gemeinschaft in Deutschland,” Innenministerium, Nordrhein-Westfalen land.

[22] Official Guide to the Munich Mosque (Munich: The Islamic Center of Munich), purchased by the author at the Milli Görüş’ bookstore, Cologne, Feb. 2004.

[23] “Islamische Gemeinschaft in Deutschland,” Innenministerium, Nordrhein-Westfalen land.

[24] Sueddeutsche Zeitung (Munich), July 29-30, 1967.

[25] “Islamische Gemeinschaft in Deutschland,” Innenministerium, Nordrhein-Westfalen land.

[26] Report on Ibrahim el-Zayat, Cologne police, Aug. 27, 2003, p. 3.

[27] David Kane, FBI senior special agent, affidavit in “Supplemental Declaration in Support of Pre-Trial Detention,” United States of America v. Soliman S. Biheiri, U.S. District Court for the Eastern District of Virginia. The affidavit also details WAMY’s links to the Palestinian terrorist organization Hamas.

[28] Duran, “Jihadism in Europe,” pp. 12-5.

[29] Klaus Gruenewald, “Defending Germany’s Constitution,” Middle East Quarterly, Mar. 1995, p. 10.

[30] See Al-Aqsa Foundation, “Recent OFAC Reports,” U.S. Department of the Treasury, Office of Foreign Assets Control, June 6, 2003.

[31] Nasreddin dossier, p. 9.

[32] Ibid., p. 30., July 2003.

[33] Udo Ulfkotte, Der Krieg in unseren Staedten (Frankfurt: Eichborn Publishing, 2003), pp. 32-3.

[34] Author interview with Udo Ulfkotte, Frankfurt, Feb. 2004.

[35] Ulfkotte, Der Krieg in unseren Staedten, p. 164.

[36] Hartwig Mueller, head of the Verfassungsschutz of Nordrhein Westfahlen, interview on German television SWR, Mar. 21, 2003.

[37] Ibid., Apr. 27, 2003.

[38] Renzo Guolo, Xenofobi e Xenofili. Gli Italiani e l’Islam (Bari: Laterza Publishing, 2003), p. 14.

[39] “L’Islam en Europe ou L’Islam d’Europe,” conference program, European Parliament, Brussels, Dec. 11, 2002.

[40] FEMYSO brochure.

[41] “Animosity toward the Jews, ” A Handy Encyclopedia of Contemporary Religions and Sects (WAMY), FBI translation from Arabic; Steven Emerson, statement to the National Commission on Terrorist Attacks upon the United States, July 9, 2003; Kane, “Supplemental Declaration in Support of Pre-Trial Detention.”

[42] Bassam Tibi, Islamische Zuwanderung, Die gescheiterte Integration (Munich: DVA, 2002), p. 135.

A. Çetinkaya

Radikal Blog

Reklamlar