Kasım 17

24/09/2008: Turan Dursun’un sitesi de kapatıldı


Turan Dursun’un internet sitesinin kapatılmasına site yöneticileri tepki gösterdi. Site adına yapılan açıklamada, Türk Telekom’un siteyi kapatırken hangi mahkeme kararıyla kapatıldığını açıklamaması da eleştirildi. Din konusundaki farklı fikirleriyle tanınan Turan Dursun, 1990 yılında evinin önünde kimliği belirsiz kişilerce öldürülmüştü. Aşağıda “Duyarlı insanlara çağrımızdır” başlığıyla http://www.turandursun.com sitesinden yapılan açıklamayı yayınlıyoruz:

“24/09/2008 itibarıyla sitemiz http://www.turandursun.com ne olduğu belli olmayan, kimin tarafından verildiği belli olmayan bir mahkeme kararı ile Türkiye’den erişime engellenmiştir. Bu bizim için hiç de sürpriz olmadı. Daha bundan 15 gün evvel http://www.richarddawkins.net ile ilgili ayni sureci yasamıştık ve bu olayda taraf olduğumuzu ilan etmiştik. Elbette taraf olmamızın bedelini de bize ödetmeye çalışacaklardı ve bugün itibarıyla bu süreç başlamış oldu.

Richard Dawkins’in sitesi Adnan Oktar tarafından engellenmişti, bunu öğrenmek ise neredeyse bir haftayı almıştı. Simdi aynı şeyi TD sitesi için yaptılar ve yasaklamaya ilişkin hiç bir bilgi yok. Mahkeme elbette bir karar alabilir ki alınan karar bir tedbir kararıdır buna da bir itirazımız yoktur ancak tedbirin neye istinaden olduğu, neyle suçlandığımız hakkında elimize ulasan hiç bir bilgi yoktur. Türk Telekom yetkilileri açıkça bir suç içerisindedirler. Mahkeme kararı ile engellenmiştir yazısını asana kadar, mahkemenin ismi ile karar no’sunu asabilmek o kadar da zor olmasa gerektir. Ama onların derdi ifade özgürlüğünü engellemektir. Engelledikleri gibi engellenenlerin hukuki haklarını savunmalarını da engellemeye çalışmaktadırlar. Esas vahim olan ve herkesi ilgilendiren de budur.

Bizler dinlerden özgür bir siteyiz, dinleri tartışan ve sorgulayan, bunu yaparken de asla etik kurallarının dışına çıkmayan bir siteyiz. Bültenimizin 13. sayısında tüm inanan insanları tartışmaya davet etmiştik. Platformumuz sizlere de açık demiştik, ancak aldığımız cevap bu oldu. Halbuki biz sadece düşünenlerin düşüncelerine hiç bir engellemeye ve tabuya tabii olmadan ifade etmelerini ve her şeyin tartışılmasını amaçlıyorduk.

 

SİTENİN AÇILMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Bu olaya dinsizler/ kafirler engellendi iyi de oldu diye bakılamaz. Çünkü sitemizde tartışma platformlarında yer alan insanlar arasında Müslüman, agnostik, deist üyeler ateistlerden daha fazladır ve her konuda tartışabilmektedir. Sitemize konan erişim engelinin esas amacı değişik düşüncede bir arada yaşayabilmenin bir ön provasını yapan her kesimden insanın özgür platformunun engellenmesidir.

Bu Turkiye’de ilk defa olmuyor, karsı çıkılmazsa sonu da gelmeyecek. Bizler kimin tarafından yapıldığı bizce malum olan bu erişim engelini kaldırmak için her turlu hukuki mücadele içerisine gireceğimizi ve yasalar karşısında sitemizi aklayacağımızı biliyor ve inanıyoruz. Bizlerin tek amacı bizden sonraki nesillere daha iyi ve yaşanılır bir Türkiye bırakabilmektir. Bizlerle aynı amacı güden tüm insanlarımızı bu karar tepki vermeye çağırıyoruz. Türk Telekom yetkililerini ve servis sağlayıcılarını astıkları erişim engellenmiştir yazısının altına mahkeme kararı ve no’sunu yazmaya davet ediyoruz. Böylece her kim erişim engeli için başvurduysa onunla Türk adaleti onunda hesaplaşabilelim.

Turan Dursun sitesini geçici olarak erişime engellemiş olabilirler, ama düşünceyi ve düşünceyi ifade etme hürriyetini tarih boyunca hic kimse engelleyememiştir. Turan Dursun’u öldürmekle din eleştirilerini engelleyebileceklerini zannettiler, ama yanıldılar. Bugün artik binlerce Turan Dursun var.

Richarddawkins.net sitesini engellediklerinde de onları ikaz etmiştik. Rüzgâr eken fırtına biçer. Yanılmadığımızı önümüzdeki günlerde göstereceğiz. Turan Dursun Sitesi her şart altında yoluna kaldığı yerden daha güçlü olarak devam edecektir.”

 

***

Turan Dursun kimdir?

Sİvas’ın Şarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde 1934 yılında doğdu. İmam olan babası, daha o doğmadan “Basra’da ve Kufe’de bile görülmeyecek bir alim” yapma sevdasındaydı onu. İlkokula göndermedi. Çocukluk hayatı şeyhlerin ve din hocalarının yanlarında çeşitli tekke ve dergahlarda geçti. O yıllarda Turan Dursun’un en büyük amacı babasının belirlediği bu amaca hızla ulaşmaktı. Birkaç yılda öğrenilecek dersleri bir- iki ayda öğreniyordu. Sırf İslam bilgileri çok iyi olan Kürt hocalardan ders alabilmek için üç-dört ayda çok iyi denilebilecek ölçüde Kürtçe öğrendi. “sarf” ve “nahv” denilen Arapça grameri çocuk yaşta öğrendi, hem 11. ve 12. yüzyıl Arapçasını hem de 7. ve 8. yüzyıl Arapçasını bilirdi. On yedi yaşına geldiğinde İcazeti almış ve Kazviniyi okumuştu. Diyanette müftü olabilmek için İlkokulu dışarıdan bitirdi. İlk olarak köy imamlığı yaptı. İstanbul Çarşamba”da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958 yılında ilk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başladı. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulundu. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’da son buldu. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık oldu ve sürgün edildi. Müftü iken İslamı, Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hem kendi kaynaklarından, hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimselliği tartışılan çalışmalar yürüttü. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okudu. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yarattı. Şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırgandı. Müftülükleri sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 60’lı yıllarda aydın müftü olarak kamuoyunda yankılar getirdi. Kendi deyişiyle İslam’a olan inancını yitirdikten sonra 1965 yılında müftülüğü bıraktı. Turan Dursun, Diyanet’deki görevinden ayrıldıktan sonra 1966 yılında TRT’de çalışmaya başladı. TRT’den emekli olduktan sonra “Kur’an Ansiklopedisi”ni 1987 yılında bitirdi. 1989 yılında haftalık 2000’e Doğru Dergisi” nde yazı yazmaya başladı. Pek çok yazısını da bu dergide yazdı. Bu yazıları nedeniyle İslami çevrelerden çok büyük tepki aldı. Süleyman Ateş, Yaşar Nuri Öztürk gibi pek çok İslamcıyı kalemiyle yanıtlamasını bildi. Turan Dursun 1990 yılında evinin önünde kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü.

 

***

Bir müftünün sürgün nedenleri

Sİvas’tan Sinop”a sürgün edilmesinin nedenleri  şunlardır:

» Çirkinlikleri gidermek.

»Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.

»Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.

»Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.

»İmamların eğitimine önem vermek; onları sinemaya götürmek; imamlar için konferanslar vermek; Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak; onlar için bu alanda ilk olan “imamları yetiştirme kursları” açmak.

»Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

Birgün

Reklamlar