Kasım 11

İlhan Arsel – Kuran’ın Eleştirisi 1 (PDF-Oku)


Kuran’ın Eleştirisi 1 – Okumak için Tıkla

Önsöz

Daha küçücük yaşlarımızda, henüz konuşulanları yarım yamalak anlar olduğumuz andan itibaren, “Kur’an” sözcüğü kulağımızdan eksik olmaz. İster koyu dindar, ister yarı dindar ya da ister dinle ilgisi bulunmayan bir aileden olalım, çevremizdekilerin hep bu sözcüğü kullanarak konuştuklarına tanık oluruz. Ve yaşça ilerledikçe, bu sözcük, “ilahi vahiy” niteliğine bürünmüş şekliyle, bilinçaltı yollardan kökleşerek bizi her yönümüzle sarar; bir gün gelir ki, tıpkı başkaları gibi biz de, her şeyi Kur’an ölçeğine göre değerlendirir, her söylediğimiz şeyi bu ölçeğe vurarak kanıtlamak isteriz: örneğin, başkalarını kendimize inandırabilmek için, Kur’an üzerine yeminler eder, “Kur’an çarpsın ki!” diyerek konuşuruz! Bununla beraber Kur’an’ı okuyup, içinde ne olduğunu anlamak aklımızdan geçmez; buna gerek de duymayız: ilgisizlik bir yana, bir de içinde yaşadığımız ortam bizi şuna inandırmıştır ki, Kur’an, “en son” ve “en mükemmel” bir dinin kitabı olmak üzere, Tanrı tarafından gönderilen, her şeyi ve her ilmi içeren, hiçbir konuyu ve soruyu dışlamayan, bir benzeri insanlar tarafından ortaya konamayacak mükemmeliyette “kutsal” bir kitaptır. Tanrı tarafından Arapça olarak gönderildiği için, Arapça olarak okunması ve ibadetin Arapça yapılması gerekir. İslamcılar, bunun böyle olduğunu anlatmak için, Kur’an’dan ayetler verirler. Örneğin, Tanrı’nın, “…İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, andolsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar” (İsra Suresi, ayet 88) dediğini ve “…bu (Kur’an) apaçık bir Arapçadır” (Nahl Suresi, ayet 103) ya da “(Cebrail Kur’an’ı) apaçık bir Arapça dille indirmiştir…” (Şuara Suresi, ayet 195) diye eklediğini söylerler. Kur’an’ın Tanrı’dan gelme olduğunu kanıtlamak için, bu kitapta hiçbir tutarsızlık, hiçbir çelişki bulunmadığına dair yine Kur’an ayetlerinden örnekler verirler:

Reklamlar