Ekim 12

Göğün yedinci katından bildiriyorum


Allah, Radikal Blog’dan yüz bin kere razı olsun! Daha yazmaya başladığımın ikinci gününde hiçbir özveriden kaçınmayarak, beni yüce rabbimizin huzuruna çıkarttılar. “Sakata gelme” tehlikesiyle burun buruna kalmayı göze alarak bu buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese minnettarım. Sanırım bu sıcaklarda adam başı birer sürahi buzlu limonata onlara yeter de artar bile!

Sözlerime (aslında bir paragraf yukarıda zaten başladığım halde) başlarken göğün gerçekten de yedi katı olduğunu teyit ederek ve yüce Rabb’imizin yedinci katta, bizimkinden epey serin bir atmosferde ikamet ettiğini belirterek başlamama izin verin. Bazılarının Allah korkusu oraları hala serin tutmayı yetiyormuş anlaşılan. Her neyse, söyleşiye geçiyorum artık.

 

Allah: Kısa kısa alayım hemen soruları lütfen. Malum aşağıda altı milyar insan hizmet bekliyor.

Aslı: Altı milyar mıyız hala?

Allah: Ağız alışkanlığı işte. Saymayı uzun zaman önce bıraktım. Buyur?

Aslı: Bikini mevzusuyla başlayalım. Günah mı gerçekten bikini giymek?

Allah: Sen hayatında giymedin bikini, sana ne ki?

Aslı: Canım ben giymedim ama millet giyiyor.

Allah: Milleti kurtarana kadar kendini kurtasana sen evladım.

Aslı: Annem gibi konuştunuz.

Allah: Ee, ne de olsa onu da ben yarattım.

Aslı: Doğru. Eee, bikini diyorduk!

Allah: Şimdi ben günah desem giymekten vazgeçecekler mi?

Aslı: Öyle ama erkekleri günaha sokuyormuşuz?

Allah: Bakmasınlar efendim, ben bakıyor muyum! Hoş, ben baksam da, hepiniz evladım sayılırsınız. Hepsine sağa sola dönen boyun verdik, çevirsinler kafalarını başka yana. Göz kapağı taktık gözlerini kapatsınlar diye. Tövbe tövbe! İçleri fesat bunların.

Aslı: Şu namus meselesi konuşalım istiyorum biraz. Kadınları sapır sapır öldürüyorlar.

Allah: Ya, geçenlerde bir de tecavüz odası haberi çıktı.

Aslı: Haberi mi?

Allah: Ay, haberi geldi yani. Yahu, o ne kabus öyle! Bir odada adam üç saat tecavüz etmeye çalışıyor kıza beceremiyor.

Aslı: Ya, o kızcağızın halini düşünemiyorum.

Allah: Ben daha çok o kıt akıllı herifin halini düşünüyorum.

Aslı: Nasıl yani?

Allah: Bak, ben özeleştiriden yana oldum her zaman. Şöyle ki, bazı erkeklerin akıllarını yanlış yere monte etmişiz. Bir de arada amip kaçakları var. Amip olacakken insan tezgahında işlenenler de oldu da. Yani… Burada az melekle çok iş yapmaya çalışıyoruz. Asırlardır bayram seyran demeden çalışıyoruz. Siz bayramda tatile kaçıyorsunuz, biz burada sevabı günahı hesap etmekle uğraşıyoruz. Bizim de biraz anlayışa ihtiyacımız var.

Aslı: Peki bir şey yapılamaz mı bu duruma?

Allah: Bu modelleri piyasadan çekmeyi biz de düşündük, ama itibarımız sarsılır korkusundan yapamadık. Hem… Biz erkeklere de namus verdik ama görüyoruz ki, onu yolun bir yerinde kaybetmişler. Git sor psikologlara, insanlar büyük kayıpların ertesinde saçmalamaya yatkınlaşırlar. Anlayış göstermek lazım.

Aslı: Hasta bunlar diyorsunuz yani.

Allah: Yok, onu sen diyorsun. Ben diyeceğimi dedim az önce.

Aslı: Peki bu kadın meselesi hakkında eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Allah: Yani yavrucuğum, şimdi ne desem yanlış anlaşılacak! Kadınlar da benim kullarım, haliyle içim acıyor. İşin bir de pratik yani var tabii, her şey maneviyat değil. Burada acayip bir doluluk yaratıyor bu cinayetler. Şeytana diyorum ki, şunların beş on tanesini şeylerinden sallandıralım Taksim Meydanı’nda, bak bir daha yapıyorlar mı! Ama işine gelmiyor herifin.

Aslı: Anlıyorum; bu sorunun çözümünün bizi aştığını hep düşünmüştüm zaten.

Allah: Olsun, siz yine de eylem yapmayı sürdürün. Biz bu adamların eylemlerini ve niyetlerini amel defterine işlemeyi sürdürüyoruz.

Aslı: Oruç meselesi var bir de…

Allah: Yine eskisi gibi uluorta oruç yemiyorsun değil mi? Bak, kim vurduya gidersin karışmam!

Aslı: Yani… Yemek değil de… Malum sigara…

Allah: Bırakamadın değil mi o mereti! Hoş, bazen ben de yakıyorum bir tane efkardan.

Aslı: Efkardan?

Allah: Boşver… Başka sorun yoksa…

Aslı: Var aslında. Epilasyon yaptırmak da mı günah?

Allah: Ne o öyle, her şey günah der gibi. Duymayayım bir daha… Vallahi, erkeklerin böyle kıldan tüyden konularla gündemi meşgul etmelerini nasıl engelleyeceğimizi biz de şaşırdık. Sanırım bunu onlara ağız, dil dağıtırken düşünecektik. Kadınların başlarına bu kadar dert açacağını bilseydim, onları tüysüz yaratırdım.

Aslı: Belki yeni nesillerde böyle bir iyileştirmeye gidilebilir.

Allah: İyi fikir aslında, neden olmasın! Ama… Kadının kaburgasından erkek yaratma süreci üzerinde çalışmalarımız da sürüyor, onun müjdesini senin aracılığınla vermiş olayım.

Aslı: Geçen gece bir televizyon kanalında “Müslüman olmayanlar cehenneme mi gidecek” diye tartışılıyordu…

Allah: Ramazan’da sıkıntıdan açamıyorum televizyonu, inanır mısın! Bütün o güzel sunucular, hostesler, ağzıdan öpmeli fimler nereye kayboluyor anlamıyorum. Hayır, Hz. Ömer’di, Hicret’ti, bunlar benim bilmediğim mevzular olsa!

Aslı: Cehennem meselesine gelirsek…

Allah: Gelelim peki. Bu soruları soranları mı, soruların hedefi olanları mı yakacağıma henüz karar vermedim.

Aslı: Oh, oh, kıyamete çok var anlaşılan.

Allah: Benimkine evet. Neyse, yine beklerim evladım. Kullarım benimle hep konuşuyor da, uzun zamandır beni dinleyen bir sen çıktın.

Aslı: Ne demek efendim, ne demek, zevkle.

Allah:

Hadi şimdi yallah, işim gücüm aksadı. Haa! Eşşek kadar… Pardon, kocaman kadınsın, böyle çocukça şeylerle uğraşma, in aşağı da insan gibi bir şey yaz. Gitmeden bir sigara bırakıver, benim paket bitti.

Aslı Tohumcu

Radikal

Reklamlar