Temmuz 03

Dindarlık arttıkça kadın hakları azalıyor


Sayılar; kadın haklarının, dini eğilimi düşük olan toplumlarda, dini eğilimi yüksek toplumlara göre daha iyi bir konumda olduğunu söylüyor. Düzeyi toplumdan topluma değişmekle birlikte, maalesef her toplumda kadın-erkek eşitsizliği görülüyor. Bu konuda çeşitli kurumlar çeşitli göstergeleri rapor halinde sunuyorlar.

Örneğin OECD, her bir ülke için o ülkedeki kadınların işgücüne katılım verilerini rapor halinde yayımlıyor. Bu tablodan hareketle, toplumdaki kadın-erkek eşitliğine dair fikir sahibi olunabiliyor.

Benzer şekilde, The Economist dergisi, 2012 yılının mart ayında “Where to be female? Economic opportunity for women” (Nerede kadın olmalı? Kadınların ekonomik imkânları) başlıklı bir haber yayımladı. Bu haber, yine aynı derginin araştırma kolu olan The Economist Intelligence tarafından yapılmış bir rapor baz alınarak yayımlandı. 128 ülkenin yer aldığı bu rapor, bu ülkelerde kadınların ne tür imkânlara sahip olduğu konusunda bir puanlama yapıyor. 100 üzerinden yapılan puanlamada 100 değeri kadınlar için en iyi durumu tasvir ederken, sıfır değeri ise en kötü durumu tasvir ediyor. Değerlendirme yapılırken; kadınların işgücüne katılımları, finansal kaynaklara erişimleri, eğitim olanakları, hukuki ve sosyal statüleri göz önünde bulunduruluyor. Bu yönü ile rapor, içeriğindeki ülkeler için kadınların ne gibi olanaklara sahip olduğunu ve dolayısıyla kadın haklarını yansıtıyor.

Acaba, toplumların dini eğilimleri ile, kadınların ekonomik imkânları arasında bir ilişki olabilir mi?

Dünyaya bakıldığı zaman, dini eğilim arttıkça kadınların çeşitli olanaklarının maalesef azaldığı gözlemlenebiliyor. Örneğin, kadınların ekonomik olanaklara en çok erişim imkanlarının bulunduğu, kadın haklarının dünyada en iyi konumda olduğu İskandinav ülkeleri ve kadın erkek eşitliğinin yine dünyadaki en iyi örnekleri olan İskandinav ülkeleri (İsveç, Finlandiya, Norveç, İzlanda, Danimarka) dünyada dini eğilimin en düşük olduğu yerlerin başında gelmektedir. Benzer şekilde, rapora göre kadınların durumunun en kötü olduğu ülkeler Yemen, Sudan, Nijerya gibi ülkelerdir ve bu ülkeler aynı zamanda dini eğilimin oldukça yüksek olduğu ülkelerdir.

Toplumlardaki dini eğilimleri ile kadın haklarını analiz etmek amacı ile, bahsedilen rapordaki ülkeler ile toplumlarda yüzdesel olarak dindar olmayan nüfus karşılaştırıldı. Bu karşılaştırma yapılırken, kadın hakları ile ilgili veriler The Economist dergisinin raporundan, toplumlarda yüzdesel olarak dindar olmayan nüfusa dair veri ise WikiPedia’da yer alan Irreligion by country (ülkelere göre dinsizlik) maddesinden elde edildi. (Bu maddede yer alan verilerin alındığı araştırma, 1935′te kurulmuş olan Gallup Pool isimli araştırma şirketi tarafından dünya çapında gerçekleştirildi).

Elde edilen sonuçlardan hareketle bir grafik elde edildi. Aşağıdaki grafikte, kırmızı sütunlar yüzdesel olarak ülkelerdeki dinsiz nüfusu gösterirken, mavi çizgiler ise aynı ülkeler için rakamlara dökülmüş kadın hakları değerini gösteriyor. Siyah çizgiler ise doğrusal eğilim çizgileridir. Grafikten ve doğrusal eğilim çizgilerinden gözlemlenen sonuç; dinsizlik oranının yüksek olduğu ülkelerde kadınlar, dinsizlik oranının düşük olduğu ülkelere kıyasla daha iyi konumdadır şeklindedir. Grafiğin sol bölümünden sağ bölümüne doğru ilerledikçe; ülkelerdeki dinsiz oranı azalmaktadır ve aynı zamanda kadın haklarında kötüleşme eğilimi bulunmaktadır (ki siyah doğrusal eğilim çizgisi bu eğilimi ifade etmektedir).

Grafikte göze çarpan eğilim yeterince ikna etmemiş olabilir. Bu yüzden, istatistiksel olarak kadın hakları ile dini eğilim arasındaki ilişkiyi analiz etmek için aynı veriler SPSS istatistik paket programı yardımı ile karşılaştırılarak aşağıdaki sonuç tabloları elde edildi.

“Kadın hakları ile ülkelerin dini eğilimi arasında acaba gerçekten bir ilişki var mıdır” sorusundan hareketle yapılan ilişki analizi sonucunu gösteren tablo aşağıdaki gibidir:

Kadın hakları ile, dini eğilim arasında bir ilişki olduğu grafikten gözlemlenmişti. Şimdi, bu ilişkinin ayrıntılı olarak sayılara dökülmesi için yapılan analizin sonuç tablosu yorumlanabilir:Kadınların ekonomik imkanları ile yüzdesel olarak ülkelerdeki dinsiz nüfusu arasında anlamlı bir ilişki vardır. İlişkinin şiddetini yansıtan korelasyon katsayısı ise %80 düzeyindedir. %80 bulunan bu katsayı, yüzdesel olarak toplumlarda bulunan dinsiz oranı ile kadın hakları arasında güçlü ve pozitif yönlü bir ilişki olduğunu gösterir. Bu sonucun söylediği ise, yüzdesel olarak dinsizlerin oranının yüksek toplumlarda kadın hakları da aynı şekilde yüksek seviyede olma eğilimindedir ve dinsizlik oranın düşük olduğu toplumlarda kadın hakları da düşük seviyede olma eğilimindedir.

Görüldüğü gibi ortada, sayıların söylediği bir gerçeklik var ve sayılar yalan söylemezler. Bu gerçeğe inanabilirsiniz, veya inanmayabilirsiniz. Ama, dini eğilimin arttığı ülkelerde kadın haklarının kötüleşme eğiliminde olduğu gerçeği değişmez. Gerçekten de dini eğilimin yüksek olduğu ülkelerde insanlar kadınların kot pantolon giymesini, araba kullanmasını dahi yasaklamak istemektedir. Bu tür ülkelerde kadınların tercihleri ikinci plana atılırken, yasa yapıcılar kadın bedeni üzerinde söz sahibi olabilmektedir, zina yapan kadınlar için ölüm cezası verilebilmektedir, veya kürtaj yasaklanabilmektedir. Bu tür ülkelerde kadın haklarının iyi bir seviyede olmadığı maalesef gözlemlenmektedir.

Diğer yandan, dinin gündelik hayatı şekillendirme derecesinin olmadığı veya düşük olduğu toplumlarda ise kadınlar çok daha iyi haklara sahiplerdir. Uluslararası araştırmaların raporlarının ifade ettiği görüşler de bu yöndedir.

Kaynak

Bu haber aşağıdaki makaleden yararlanılarak hazırlanmıştır. Araştırmanın tamamı ve detaylar için bakınız:

▪ Din ve Kadın: Toplumlardaki Dini Eğilim ve Kadın Hakları İlişkisi – ateist.wordpress.com

Agnostik

Reklamlar