Haziran 26

Yeni ateizm yükseliyor, yeni ateistler doğuyor


O kadar katılar ki, uzlaşmıyorlar. Sen evrim teorisini kabul et, ben de fazla kurcalamayayım, yok. Evrimi savunuyorsan, Tanrı’nın olmadığını kabul edeceksin. Dinin bir zehir olduğunu söylüyorlar. Dincilerin faşist olduğunu savunuyorlar. Papazlarla münazaralara katılıyorlar. Kitaplar yazıyorlar. Belgeseller çekiyorlar. Her fırsatta üstüne üstüne gidiyorlar. Şimdi, eskinin mahcup ateizminden tamamen farklı, “yeni ateizm”in yükselişi yaşanıyor Amerika’da. Ve tam da din güçleniyor denilirken, dört yıl önce adı konulan hareket her geçen gün büyüyor. İşte Amerika’dan gelecek yeni ateizm ve yeni ateistler.

1966’da Time Dergisi meşhur “Tanrı öldü mü” kapağını yaptığında, 40 yılda her şeyin bu kadar hızlı değişeceğini kimse düşünemezdi herhalde. Dini referans alan siyasetçilerin yükseleceğini, onlardan bazılarının haçlı seferlerinden bahsedeceğini, onlara oy verenlerin ise her geçen gün bağnazlaşacağını kim tahmin edebilirdi ki…

Geçen ay bir konuşma yapmak için New York’a yazar Adalet Ağaoğlu geldi. Ben de gittim dinlemeye. Konu Frankfurt Kitap Fuarı’ndan açılınca şunu söyledi: “60’larda nasıl Marksist kitaplar moda olduysa şimdi de tasavvuf, din kitapları revaçta. Benim gibi romancılara ilgi yok.”

Haklı. Union Square’deki Barnes and Noble’a gittiğimde, ortadaki masaların üstünde onlarca bu türden kitap görüyorum ben de. Ancak her seferinde bir şey daha dikkatimi çekiyor. En az onlar kadar çok olan din karşıtı, ateist yayınlar. Yeni ateizm denilen ve son 2 yıldır Amerika’da iyice ağırlık kazanan akımın teori denemeleri…

Yeni ateizm, adı dört yıl önce konulmuş bir hareket. Eskinin sessiz duran ateistlerinden farklı, kavgacı yazarların başını çektiği bir akım. Nasıl dindarlar dinin iyi olduğunu anlatıyorsa, yeni ateistler de dinin aslında ne kadar kötü olduğunu savunuyorlar.
Hareketin miladı, 11 Eylül. Ortaya çıkmasına neden olduğu için değil. Ateistler, 11 Eylül’deki dinci terörün yarattığı tepki ortamından yararlanıp daha net konuşabildikleri için. Aslında hepsi sıradan bir ateistken, retorik iyice radikalleşiyor ve her biri yeni ateiste dönüşüyor.

11 Eylül’ün etkisiyle, akım başta İslam karşıtlığı olarak algılanıyor. Ancak zaman içinde, yeni ateistler İslam eleştirisi sarmalından çıkıyorlar. Klasik bir din karşıtına dönüşüyorlar. Bunda da, Amerika’daki 3 önemli kırılma noktası etkili oluyor:

1) Okullara evrim teorisi karşıtı “akıllı tasarım” tezini sokma çabası.

2) Kök hücre araştırmalarına karşı çıkılması.

3) Eşcinsel evliliğine izin verilmemesi.

Evrim teorisi, hareketin temel dayanağı oluyor tabii. Ancak bu konuda da şöyle bir fark ortaya çıkıyor. Yeni ateistler, evrimin dinle asla bağdaşmayacağını savunuyor. Evrimi savunmanın temel şartının, Tanrı’yı inkar etmek olduğunu öne sürüyor.

Saldırgan polemikçi sarkastik açık sözlü

Yeni ateizmin ateizmden en önemli farkı, akımı yaratan yazarların tutumu.

Saldırgan ve polemikçiler.

Hareketin Amerika’daki öncüsü, gazeteci Christopher Hitchens, sık sık din adamlarıyla münazaralara katılıyor. Ve “Tanrı Büyük Değildir” kitabında, dinlerin insanlara ırkçılık aşıladığını savunuyor: “Katolikler pistir. Müslümanlar kaka yaptıktan sonra altlarını yanlış elle temizlerler. Yahudilerin sakalı bitlidir. Böyle devam eder…”

Kullandıkları dil sarkastik.

Darwin’in Rottweiler’ı olarak bilinen, İngiliz bilim adamı Richard Dawkins, yeni ateizmin lideri sayılıyor.  Yazdığı “Tanrı Yanılsaması” kitabı da hareketin manifestosu. Evrim teorisi karşıtı kitaplar bastıran Adnan Oktar hakkında bir konferansını izledim kendi internet sitesinde. Duvara Oktar’ın görüntüsünü yansıtıyor. Sonra da Oktar’ın beyaz pantolonuyla otururken çekilmiş fotoğrafını işaret edip, dalga geçiyor.

Açık sözlüler.

Batılı aydınların en büyük paradoksu, özellikle İslam ülkelerine bakışlarındaki ikiyüzlülüktür. İçeride basın özgürlüğünü sonuna kadar savunurlar örneğin, ama bir İslam ülkesi Hz. Muhammed’in karikatürünün çizilmesine karşı çıkınca, sırf ilişkiler bozulmasın diye ses çıkarmazlar. Yeni ateistlerin en gençlerinden, “Hıristiyan Bir Ulusa Mektup” kitabının yazarı Sam Harris, dürüstlük istiyor. “Gerçek şu ki, bir insan nükleer bomba üretebilecek zekâya sahipken, cennette 72 bakire edineceğine inanabilir, bunun eğitim ve fakirlikle ilgisi yoktur” diyor.

Senatöre geri zekâlı olabileceğini itiraf ettirdi

Amerika’da yeni ateizm rüzgârıyla yapılan işlerden başka biri de, geçen yıl çekilen Religulous belgeseli. Adı, İngilizce din ve saçmalık sözcüklerinden üretilme. Yaratıcısı ise Amerika’nın en tartışmalı talk şov yıldızı Bill Maher. 11 Eylül’ü yapanların korkak insanlar olamayacağını söylediği için o dönem çalıştığı ABC’den kovulmuştu Maher. Şimdi, belgesel boyunca dünyayı dolaşarak üç büyük dinin inananlarıyla dalga geçiyor. Belgeselin artık doruğa ulaştığı sırada da, Amerikalı bir senatörle arasında geçen evrim teorisi sohbetini gösteriyor. Maher, evrim teorisine karşı çıkan senatöre, konuşan yılanlara inanıp inanmadığını soruyor. Senatör ise dini inançlarına göre buna inanması gerekebileceğini fark edince sıkışıyor. Ve sonunda Maher’e kendisinin bir geri zekalı olabile-ceğini itiraf etmek zorunda kalıyor.

Akıma ismini veren ayrıldı “yeni yeni ateist” oldu

Yeni ateizm her geçen gün genişliyor. Hatta bazılarına göre bugün Amerika’da 30 milyon nüfusluk bir potansiyeli temsil ediyor. Ancak düşünen insanların giriştiği her işte olduğu gibi, yeni ateistlerin içinde de bölünmeler, fraksiyonlar var. Akımın isim babası, düşünce tarihçisi Ronald Aronson da bu bölünmenin sorumlularından biri.

Aronson ve “yeni yeni ateist” denilen onun çizgisindekiler, ateizmi din karşıtlığından çıkarma çabasında. Dine saldırmak yerine, din dışında başka manevi tatmin yöntemleri bulmak, seküler ahlak normları yaratmak ve Tanrısız bir toplum düzeni oluşturmak için çalışıyorlar.

Hafta içi, çıkan son ateist kitaplarını araştırırken Aronson’un çizgisinde yeni bir kitap daha keşfettim. “Tanrının Evrimi” adıyla yayınlanan kitabın yazarı, gazeteci Robert Wright. Wright da, dinin toplum için yararlı olabileceğini kabul edip daha yumuşak bir ateist ton belirlemiş. Ancak o da, ortaya koyduğu materyalist bakış açısıyla din adamlarını pazarlamacı olarak konumlandırıyor. “Aziz Pavlus bir pazarlama gurusuydu, Yahudiliğin zor kısımlarını atıp daha fazla mürit topladı” diyor mesela.

Türkiye’deki yeni ateistler kimler olacak

Fransa’da, İngiltere’de karşılığı olan yeni ateizm hareketi, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi de etkileyecektir. Çünkü daha en son geçen hafta kürtaj yapan bir doktorun katledildiği Amerika’da, Başkan Obama bu dengeye destek veriyor. Toplumdaki tutuculuğa karşı liberallere daha geniş hareket alanı sağlıyor. O alanın genişleyip ömür kazanması da Türkiye’ye ulaşmasını kolaylaştırıyor.
Bu durumda asıl soru, tartışmanın Türkiye’de nasıl bir zemine oturacağı.

Yeni ateistlerin Türkiye’de de Amerika’daki gibi farklı bir üsluba sahip olacaklarını tahmin etmek güç değil. Eskinin ateist yaşamını sakin tamamlayan Mina Urgan’ları yerine, şimdinin sert, keskin yazan Perihan Mağden gibi yazarları ya da metin incelemesi yapan Turan Dursun gibi uzmanları yerine, alaycı bir üsluba sahip Celal Şengör gibi bilim adamları öne çıkacaktır. Üslupları açısından örnek veriyorum.

Muhafazakâr cephede ise bu tartışma için yeni bir kadro oluşacaktır. Tolerans diye diye, tavuklu burger kadar karaktersizleşmiş cemaat hareketleri yerine, karşıt tezlere daha entelektüel bir din kadrosu cevap verecektir.

Hürriyet

Reklamlar