Haziran 22

Kötü haber, Tanrı yok. İyi haber, Tanrı’ya aslında ihtiyacın da yok


İtalyan Ateistler Derneği ile söyleşi..“İyi haber, Zeus yok. Kötü haber, bu gerçeği bir tek Zeus için söyleyebilmemiz.” 1986 yılında bir grup bilim insanının Padova’da bir araya gelerek kurduğu İtalyan Ateistler ve Bilinemezciler Derneği özellikle bilim karşıtı Papa XVI. Benediktus’un göreve başlaması ve açıklamalarıyla gündeme oturdu ve adından söz ettirmeye başladı. Derneğin “ateobus”, “din dersine alternatif kültür dersi”, “Darwin Day”, “yaz kampları” gibi etkinlikleri var.

“Kötü haber, Tanrı yok. İyi haber, Tanrı’ya aslında ihtiyacın da yok.” Bu mesaj geçtiğimiz şubat ayında Cenova’da iki belediye otobüsünün kenarına yazılacaktı. Bu özlü mesaj ateist kültürü ve tercihi halka tanıtmayı hedeflemişti. İtalyan Ateistler ve Bilinmezciler Derneği’nin fikriydi. Ama gerçekleşemedi. Tanrı’ya inananları rencide edebileceği gerekçesiyle mesaj sansür edildi. Dernekten daha ılımlı yeni bir mesaj üretmesi rica edildi.

Dernek bu beklenmedik istek üzerine “İyi haber, İtalya’da milyonlarca ateist var” mesajını iletti. Bu mesajın inananları rencide etmeyeceğine güvenen Cenova’daki yerel yönetim kentte iki belediye otobüsünü ateist kampanya çerçevesinde hizmete verdi.

Yaratıcılıkta sınır tanımayan dernek kısa bir süre sonra yeni bir mesaj iletti topluma. Bu kez “İyi haber, Zeus gerçekte yok. Kötü haber, Bir tek Zeus için bu gerçeği söyleyebilmemiz.” Olimpos’un baş tanrısı Zeus’un nasıl olsa Katolik kilisesini rahatsız edeceği beklenemezdi.

1986 yılında bir grup bilim insanının Padova’da bir araya gelerek kurduğu İtalyan Ateistler ve Bilinmezciler Derneği (UAAR) özellikle bilim karşıtı Papa XVI. Benediktus’un göreve başlaması ve açıklamalarıyla gündeme oturdu ve adından söz ettirmeye başladı. Kurucuları arasında astrofizikçi Margarita Hack, matematikçi Piergiorgio Odifreddi ve birçok bilim insanının yer aldığı dernek İtalya’da sayıları gitgide artan vatandaşları ateist kültür ve tercih konusunda aydınlatmayı hedef edindi.

Ateo adlı iki ayda bir yayımlanan bir dergi çıkaran dernek, ulusal çapta örgütlendi. http://www.uaar.it adlı internet sitesi ise İtalyan ateistlerin ülke çapında yürüttükleri etkinlikler ve kampanyaların yanı sıra bir tür haberleşme platformu oldu. Bu online yayın aynı zamanda laik devlet düzenini hedef alan uygulamaları izleyen, kısacası İtalya’da din adına laik sistemi tehlikeye atan her haberin yayımlandığı, yorumlandığı ve eleştirildiği bir gözlemevi.

İtalyan Ateistler ve Bilinmezciler Derneği Çizme’de özellikle gençler arasında sayıları hızla tırmanan ateistlerin haklarını güvence altına almayı, laik devlet sistemini korumayı ve ateizmi sosyal/kültürel bir eksende kamuya tanıtmayı amaçlıyor. Yönetim merkezi başkent Roma’da olan derneğin Milano sorumlusu Massimo Redaelli İtalyan ateistlerin 1980’lerin sonunda çıktığı zorlu yolculukta geldiği noktayı, derneğin düzenlediği kampanyaları, günümüz koşullarında bu yönde bir derneğe olan ihtiyacı, özellikle kök hücre araştırmaları, kürtaj ve ötenaziye karşı takındığı tutucu tavırla dikkat çeken Papa XVI. Benediktus karşısında ateist tercihin tanıtılmasına duyulan ihtiyacı, halkın yaklaşımı ve tepkisini Bilim ve Gelecek okurları için anlattı.

Katolik kilisesinin baskılarına karşı

Ateistler Derneği kurmak düşüncesi ve ihtiyacı nasıl filizlendi?

Ben iki yıldır Ateistler Derneği’nin Milano sorumlusuyum. Dernek onbeş yıl önce Padova’da kurulduğunda yoktum. UAAR, başlangıçta İtalya’daki Katolik kilisesinin iktidarına bir tepki olarak doğdu.

Birkaç ay önce İtalya’da siyasi gündeme oturan Eluana konusunu hatırlarsınız. Geçirdiği trafik kazasının ardından 17 yıl koma durumunda makinelere bağlı yaşatılan, Eluana’nın öyküsünü… Tıbben bir uyanma şansı olmadığı iletilince aile ötenazi talep etmişti. Bu tercih İtalya’da siyasi ve dini otoritenin bireylerin saygın bir biçimde ölmelerine engel olduğu gerekçesiyle biyolojik miras tartışmasını da beraberinde getirdi. Özetle kişilerin hayatta iken başlarına koma gibi bir durum gelmesi durumunda tercihlerinin ne olduğunun yasalar çerçevesinde iletmeleri tartışıldı.

Katolik kilisesi Eluana meselesinde tutucu ve baskıcı bir yaklaşım izledi. Birçok Katolik siyasetçi de bu yaklaşıma destek verdi. Eluana ötenazinin gerçekleşeceği Udine’deki kliniğe getirildiğinde bu fikre karşı olan Katoliklerin ambulansı kuşatarak gösterdikleri ötenazi karşıtı taşkın tavırlarını unutmamak gerek. Bu dönemde olup bitenler ateist tercihin önemi ve işlevini bir kez daha hatırlattı, birçok kişinin ateist kültür konusunda (…)

azının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir…
E-abone olarak Bilim ve Gelecek’in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız

Reklamlar