Haziran 06

Etiketler

Diyanet’e kürtaj tepkisi


Kürtaj süresi âlimleri böldü
Kürtaj konusunun asırlar önce İslam alimleri arasında da büyük tartışmaya yol açtığı, cenine müdahale etme zamanının “40 gün (6 hafta)” veya “120 gün (16 hafta)” olduğu konusunda bir türlü uzlaşıya varılamadığı ortaya çıktı.  Bardakoğlu’nun kaleme aldığı “Çocuk Düşürme” başlıklı kürtaj bölümünde, otoritelerin bölünmesine yol açan “Cenin 10 hafta mı, yoksa 4 haftadan önce mi alınmalı” konusunun İslam hukukçuları arasında da tartışmaya yol açtığı ifade edildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, “Anayasa ve yasalar tarafından belirlenmiş olan yetkisi dışına çıkmaması” gerektiğini kaydetti. Yazılı açıklama yapan Sarı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in açıklamasının kürtaj konusunu farklı bir boyuta taşıdığını iddia etti. Sarı, açıklamasında şöyle dedi:

“Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptığı açıklama, konuyu kadın hakları ve sağlık ekseninden çıkararak dini referanslara dayandırma amacı güden tartışmalara katkı yapmakta ve anayasanın belirlediği yetkinin sınırlarını aşan bir nitelik taşımaktadır. Üstelik konu, kişisel olarak görüş bildirilemeyecek; gerekirse uygun prosedür yürütülerek Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından değerlendirilmesi gereken bir konudur. Diyanet İşleri Başkanı, bu konuda açıklama yapmaya yetkili değildir. Diyanet İşleri Başkanı, bu eylemi ile ‘fetva verme’ye kalkışmıştır.”
Görmez, “Ceninin kendisine ait hayat hakkı vardır. Gebe anne, ‘Beden benim değil mi?’ diyemez. Bebeğin gerçek anlamda sahibi değildir, terk edemez, öldüremez” demişti.

Avrupa’dan tepki
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Avrupa Konseyi’nin Eşitlik ve Ayrımcılığa Karşı Komitesi’nin, hükümeti, üreme sağlığı da dahil olmak üzere kadın hakları alanında geriye doğru yönelişe izin vermemesi, kısıtlayıcı bir düzenlemeye gitmemesi konusunda uyardığını bildirdi.
Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, komitenin önceki günkü toplantısında “Başbakan’ın, iktidara geldikten 10 yıl sonra bir duygu sıçramasıyla birdenbire cinayet olduğunu fark edip buyurması üzerine kürtaja yasak getirilmesi ve emir tebliğinin ardından Diyanet tarafından da ani bir cinayet fetvası verilmesi yolundaki açıklamalara” karşı derin endişesini dile getirdiğini belirtti.
Komitenin, Kadına Karşı ve Ev içi Şiddetin Önlenmesine ve Bununla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke olan Türkiye’nin hükümetini uyardığını belirten Tarhan, şunları kaydetti:

Siyaset malzemesi yapma
“Kararla; yasağın daha az kürtaja yol açmayacağı; gizli ve kaçak yollardan yapılan müdahalelerin kadınların hayatlarını riske atacağının belirtildiğine işaret edilmiştir. Aynı metinde, tercihin kadına ait olması gerektiği vurgulanmıştır. Hiçbir kadının koşarak gitmediği bir operasyon üzerinden kadın bedenini siyaset malzemesi yapma ve ona özel bir mahremiyet alanını sakil/bayağı birsanal alem mesajına indirgeme düzeyindeki kimi yetkililerin bilgisine.”
Komitenin üyeleri arasında CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan da bulunuyor.

Kürtaj süresi âlimleri böldü
Kürtaj konusunun asırlar önce İslam alimleri arasında da büyük tartışmaya yol açtığı, cenine müdahale etme zamanının “40 gün (6 hafta)” veya “120 gün (16 hafta)” olduğu konusunda bir türlü uzlaşıya varılamadığı ortaya çıktı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı ilahiyatçılar Prof. Hayreddin Karaman, Prof. Ali Bardakoğluve Prof. Yunus Apaydın’ın onayından geçen “İlmihal”de kürtaj konusuna geniş bir bölüm ayrıldı.
Bardakoğlu’nun kaleme aldığı “Çocuk Düşürme” başlıklı kürtaj bölümünde, otoritelerin bölünmesine yol açan “Cenin 10 hafta mı, yoksa 4 haftadan önce mi alınmalı” konusunun İslam hukukçuları arasında da tartışmaya yol açtığı ifade edildi.

Hukukçular tartıştı
Bu konuda şöyle denildi: “Sperm ve yumurtanın hangi safhadan itibaren cenin sayılacağı ve dinen-hukuken koruma altına alınacağı, ceninin bulunduğu safhaya göre çocuk düşürmenin cezasında, hatta günahında bir farklılığın olup olmayacağı İslâm hukukçuları arasında tartışmalıdır.
Aralarında bazı Hanefİler’in de bulunduğu bir grup İslâm hukukçusu 120 günden önceki, bazı Mâliki ve Hanbeli fakihleri ise kırk günden önceki çocuk düşürmeleri, tam oluşmuş bir çocuk düşürme saymama eğilimindedirler”

ÖNDER YILMAZ Ankara

Milliyet

Reklamlar