Mart 17

İgnaz Golgziher ve İslam Hukukunun kaynakları


Goldziher, klasik islâm görüşlerini bir yana koyarak Kuran’ın, Allah’ın Hz. Muhammed’e gönderdiği bir vahiy olduğuna inanmamaktadır. Ona göre Kuran, Hz. Muhammed’in Yahudilik ve Hristiyanlıktan rastgele derlediği tarihi bir malzemedir. Geniş çapta bir araştırma yapıldığında görülecektir ki, islâmın inanç sistemi, yani kuran ve sünnetin oluşum süreci, diğer din ve dini anlayışlardan etkilenmek sureti ile tamamlanabilmiştir. 

Goldziher’in kurana ve islâm inancına bakış açısını dikkate alacak olursak bunlar;

. Helenistik görüşlerden rengini almış
. Hukuk sistemi roma hukukundan esinlenmiş
. Politik doktrini İran’dan adapte edilmiş
. Tasavvufu ise budist felsefe ve yeni eflatunculuktan alınmıştır.

Muhammed’in yaptığı tek şey ise, bunları çok güzel bir şekilde yorumlayarak özümsemiş olmasıdır. Başka bir ifade ile “Arap peygamberin öğütleri yahudi, hristiyan vb. unsurların meczedilmesi sonucunda ortaya çıkmış dini unsurların seçilerek aktarılmasından ibarettir.” O, bu fikirlerden ruhunun derinliklerine inecek şekilde etkilenmiş ve bunu kendisine tanrı tarafından gönderilen bir vahiy gibi algılamıştır.

Vorlesungen über den islam adlı eserinin başında yoğunlaştığı kadarı ile, peygamberin kendi iç dünyasında geliştirdiği fikirlerini “vahiy” kisvesine bürüyerek ve allahtan geldiği vehimine kapılarak topluma aktardığı iddiasını sıklıkla gündeme getirmiştir. Hatta o, bu durumu patolojik bir hadise olarak yorumlar.

Peygamberin bu marazi ruh hali, onu toplumdan uzaklaştırarak kendi iç dünyasıyla baş başa bırakmış ve onun bu durumu onu sosyal hayattan tamamen koparmıştır. Fakat gittikçe şiddeti artan bu durum karşısında o, kendisinin bir müjdeci olarak toplumunu uyarması göreviyle yükümlü kılındığı vehmine kapılmıştır.

Henüz Arap toplumunda, yahudi ve hristiyanlarda olduğu gibi bir peygamberin çıkmamış olması gerçeğini içinde hisseden Muhammed, kendisinin de yahudi ve hristiyan peygamberleri gibi ibr peygamber olduğu dikrini toplumda işlemeye karar vermiştir. Bundan dolayıdır ki başlangıçta uhrevi fikirler üzerinde durmuş ve arkadaşlarına bu konuları yoğunlukla anlatmıştır. Kendi peygamberliği iddiasını da kitab-ı mukaddesten alınan peygamber kısaslarıyla zenginleştirmeye çalışmıştır.

Goldziher, ilahi olmadığını savunduğu islam dininin kitabının getirdiği hükümlerin de diğer dinlerden alınarak Muhammed tarafından bu kitaba yerleştirildiğini iddia etmektedir. O, müslümanlık inancında beş temel ilkenin olduğunu söylüyor ve bu ilkelerin bazılarının diğer dinlerde de olan ilkeler olduğunu aktarıyor.

Birincisi, Allah’a iman etmek ve peygamberin onun elçisi olduğunu kabul etmek. : İlahi dinlerin tamamında bu ilke vardır ve olmak zorundadır.

İkincisi: Namazdır: Namazi ezbere okunan dualardan oluşan dua törenidir. Bununla beraber ruku ve secdesi vardır. Namazdan önce alınması gereken abdest ile birlikte islamın bu ibadeti doğu hristiyanlığına bağlanır.

Üçüncüsü: Zekattır: Başlangıçta genel ve isteğe bağlı bir bağış iken, daha sonra ümmetin ihtiyaçlarını karşılamak için konan bir vergi halini almıştır. Bu ibadet de diğer dinlerde olan fakirlere yardım, yoksulları gözetme ilkelerinden doğmuştur.

Dördüncüsü: Oruç: Yahudilerin af günü taklidi olarak ortaya çıkan bu ibadet,
başlangıçta birinci ayın onuncu günü olarak tespit edilmiş, fakat daha sonraları ramazan ayına has kılınarak bir ay tutulmuştur.

Beşincisi Hac: Bu ibadet, Arapların Mekke’deki, eski ulusal tapınağı Kabe’yi ziyarettir. Bu sonuncu farz, putperestlik adetlerinin devamıdır. Muhammed tarafından tek tanrıcılığa uyarlanmış ve İbrahim peygambere ait efsanelerle anlamı değiştirilmiş olarak korunmuştur.

Goldziher, eski zamandan beri tanrı katından indirilmiş bir metin olduğunu bildiren hiçbir kitapta Kuran’daki kadar tutarsızlıkların ve çelişkilerin görülmediğinisöylemektedir.

O bunu, “Kuran’dan uyumlu, çelişkisiz, tam kurallar sistemi çıkarmak hayli güçtür.” şeklinde ifade etmektedir.

Goldziher, peygamberin Kuran’ı insanlara anlatırken Mekke’de söyledikleri ile Medine’de söyledikleri arasında ve bununla bağlantılı olarak da Mekke’de nazil olan ayetler ile Medine’de nazil olan ayetler arasında taban tabana zıt ifadelerin ve anlayışların yer aldığı iddasını dile getirmektedir.

O, Hz. Muhammed’in, insanlardan Mekke’de Allah korkusu, namaz, oruç gibi ibadetlerin yapılmasını isterken, Medine’de uzun asırlar duyulacak olan savaş çığlıkları atmaya başladığını belirtiyor.

Mekke’de mal toplamamaya, fakirliğe, sabra, dayanışmaya ve boyun eğmeye çağıran Muhammed, Medine’de ganimete, zekata, mirasa dair kurallları insanlara anlatmaya başlıyor.

Mekke’de mütavazı görüşleri insanlara anlatan ve Tevrat’taki mesajlara çok benzeyen mesajlar veren Muhammed, Medine’de bu görüşlerini bırakarak adeta ıslahatçı tavrı takınıyor ve İbrahimi dinleri yenilemeye geldiğini söylemeye başlıyor.

Goldziher, Kuran ile ilgili daha da ileri gidip tüm müslüman ve gayri müslim araştırmacıları hayretler içinde bırakan, Kuran’ın Muhammed döneminde tamamlanmayıp daha sonraki nesiller tarafından olgunlaştırılıp tamamlandığı iddiasını da ortaya atar. Goldziher’e göre tefsir tarihi, Kuran metninin oluşum tarihidir.

Onun bu görüşüne göre Kuran’ın, ancak peygamberin vefatından birkaç asır sonra tamamlanabilen bir kitap olması gerekmektedir. Buna göre; “peygamberin tebliğiyle başlayan islamiyet, onun vefatından hemen sonra tamamlanmış bir din olmayıp, 300 yıl kadar devam eden bir süre içinde heterojen unsurlardan oluşturulmuş bir toplum, bir siyasi düzen, bir akide, bir hukuk ve ahlak sistemidir.”

Goldziher’e göre islam dininde Kuran’ın önemli ve belirleyici bir yeri bulunduğunu sanmak hatadır. Bu kitaba bakarak islam hakkında hüküm veremeyiz. Çünkü o, ancak islam’ın ilk 20 yılında uygulanma imkanı bulabilmiştir. Zaten Hz. Peygamber de deruni gelişmesi ve çevre şartlarının etkisiyle Kuran’ın bazı ayetlerinden vazgeçip yeni ayetler getirmek gereğini duymuştur. Nesh edilen ayetler bunun örneğidir.

Mehmet Akif Ceyhan

Alıntıdır: http://www.belgeler.com/blg/sqn/alman-m … e-opinions

Tamamını okumak istiyenler bakabilir 118 sayfadır. yüksek lisans tezi olarak verilmiş.

Agnostik

Reklamlar